Image

Gönüllü Kültür Çalışanlarına Seyirci Kalınmamalıdır!

 Sunu

 

Şubat ayı ortalarında Malatya’dan arayan Yaşar Karaaslan, Malatya Yorum için yazı istedikten sonra, Malatya Gazeteciler Derneği (MAGDER) tarafından Malatya kültürüne emeği geçenlerden bazı kişilere plaket verileceğini, benim de aralarında olduğumu söyledi. Aklıma geçen yıl yazdığım bir yazı geldi. Bu yazıyı dikkate alarak birkaç sayfa daha yazdım. Ödül törenine katılmak üzere Malatya’ya gittim. 14 Mart 2004 tarihinde Malatya Polisevinde gerçekleştirilen törene katıldıktan sonra geri Ankara’ya döndüm, izlenimlerimi-önerilerimi de ekleyerek aşağıdaki yazıyı hazırladım.

Yazının okurlarımıza yaklaşık bir ay kadar sonra sunulması olağan bir durum. Çünkü çok kısa sürede ve acil alınan kararlar gibi aksaklıklar ve eksikliklerin artması da doğal olurdu. Bu nedenle düşünerek, araştırarak, karşılaştırarak, görüşmeler yaparak yazı tamamlanmıştır.

 

Halk Kültürü İle İlgili Çalışmalara Genel Bir Bakış ve Gönüllü Kültür Adamları

 

Anadolu halk kültürü, yerli kültürlerin Orta Asya ve İslamlıkla birlikte Arap ve Fars kültürlerinin de etkisiyle oluşan bir mozaiktir. Osmanlı döneminde, bu konuda daha çok gezginlerin, tarihçilerin, bazı yazarlar ve özel ilgi duyanların, araştırmacıların yapıtlarında, halk hareketleri ve benzeri konulardaki resmi belgelerde bilgilere rastlıyoruz. Batılılaşma hareketlerinin etkisi ile de bir kimlik kaygısının başladığını, Türk kültürünü araştırmaya yönelen yazarların ve aydınların varlığını görüyoruz. Mustafa kemal Atatürk ise, “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür” sözünü ilke dinerek kültür politikasını oluşturmuş; buna bağlı olarak Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Türk Ocaklarını (Daha sonra Halkevleri adını almıştır) kurarak bir kültür seferberliği başlatmıştır. Bu konuda çalışma yapanları özendirmesi, yönlendirmesi ve desteklemesi de dikkate değer bir gerçektir. 1940 yılında kurulan köy enstitülerinin kültür seferberliğindeki önemli işleviyle birlikte kırsal alanda yaşayan halkımızın kültürü, buradaki öğrenciler, öğretmenler ve yetişen bazı yazarlar (Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal ve daha niceleri) aracılığı ile derlenip yayınlanarak kültürün yazıya dönüştürülmesi sağlanmıştır.

XX. yüzyılın başından itibaren Rıza Tevfik Bölükbaşı, Ziya Gökalp, Ali Rıza Yalman, Yusuf Ziya Yörükan, M. Fuat Köprülü, Abdulbaki Gölpınarlı, Pertev Naili Boratav, İlhan Başgöz, Şükrü Elçin, Tahir Alangu, Sedat Veyis Örnek, Cahit Öztelli ve daha yüzlerce araştırmacı-yazar, bilim adamı halk kültürünün kaynaklarına yönelmişlerdir. Bu alanda binlerce yapıt vermişlerdir. Yabancılardan ise, İrene Melikof, Bela Bartok gibi adları örnek verebiliriz.

Malatya’da, halk kültürü alanındaki çalışmaların cumhuriyetin ilk yıllarında başladığını görürüz. Halkevlerinin yayın organı Ülkü, Malatya Halkevi yayın organı Derme dergileri ile Fırat, Yeni Malatya, Gayret, Arapgir Postası gazeteleri konuyla ilgili önemli kaynaklardır. Ellili yıllarda Halkevlerinin kapatılmasına karşın (altmışlarda yeniden açıldı) gönüllü halk kültürü adamları boş durmamışlardır.

XX. yüzyılın başlarında Vaizoğlu Abdulbaki Efendinin Malatya tarihi ile ilgili çalışmalar yapan ilk kişi olduğu öne sürülür. Tarih alanında çalışmaları olanla şu kişileri örnek verebiliriz:

Hüsnü TULUNOĞLU: Vakıf avukatı oluşu nedeniyle elinde çok sayıda belge olduğu bilinir. Bunları değerlendirip değerlendirmediğini bilemiyoruz.

İsmail KUTAN: Siyasetçi, Recai Kutan’ın babası olup, Halkevleri Tarih Kolu Başkanlığı yapmıştır.

Bedri İZOL: “Malatya Tarihi eserleri” kitabının yazarı, emekli öğretmen.

Rıza ÇAVDAR: Malatya tarihi ile ilgili çalışmaları vardır. 4-5 yabancı dil bilir. 1

Mevlüt OĞUZ: Konusunda önemli bir yapıt olan “Malatya Tarihi” adlı kitabın yazarı, emekli tarih öğretmeni.

Adnan IŞIK: Malatya’nın bir dönemini konu alan “Malatya 1830-1919” adlı kitabı vardır.

Halk kültürü alanında çalışmalar yapanlardan bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz:

Sabri KELEMEROĞLU: Malatya Fırat Havzası, Arapgir yöresi…

Ahmet ŞENTÜRK: Malatya ve Yeşilyurt yöresi…

Mehmet Ali CENGİZ: Darende yöresi…

Mehmet GÜLSEREN: Ahmet Şentürk ve Mehmet Ali Cengiz’le ortak çalışmalar…

Hüseyin Nedim ŞAHHÜSEYİNOĞLU: Yeşilyurt, Doğanşehir ve Akçadağ yöresi (Balıyan ve Kürecik aşiretleri)…

Şemsi BELLİ: Arguvan, Arapgir, Hekimhan yöreleri…

Celal YALVAÇ: Malatya basın tarihi, Malatya ve yöresi…

Mehmet Hayrettin ABACI: Malatya ve yöresi…

Cemal ÖZBEY: Yazıhan/Karaca köyü, Hekimhan âşıkları…

Halil YAZGAN: Kuluncak ve Arguvan âşıkları, Arguvan köyleri…

Hüseyin ÇOLAK: Malatya’nın ünlü kişileri -özellikle Niyazi Mısri- ile ilgili çalışmalar…

(Adlarından söz etmediklerim, unuttuklarım beni bağışlasınlar.)

 

Diğerlerinden…

 

Gönüllü kültür adamlarımızın yanı sıra, “16. Yüzyılda Malatya Kazası” adılı kitabı ile İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Göknur GÖĞEBAKAN, tarih alanında adından söz edebileceğimiz birisi. Antropolog-Halk Kültürü ve Müze Araştırmacısı Hüseyin ŞAHİN, yiten sanatlar (Bervanik, tahta çivili ayakkabı, paga, manusa dokumacılığı, el dokuması çoraplar, palancılık…) ve diğer alanlardaki çalışmalarıyla üretken bir arkadaşımız. Kültürel alanda İnönü Üniversitesi ve bağlı yüksek okullarda yapılan çalışmaların yanında, Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI (Şimdi 9 Eylül Üniversitesinde), Yrd. Doç. Dr. Ramazan ÇİFTLİKÇİ ve Cemil GÜLSEREN çalışmalarıyla örnek verilebilir.

 

Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı

 

Merkezi İstanbul’da bulunan Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı (AKEV); Arguvan Olgusu (Dergi), Arguvan Türküleri-I-II (Kaset), Arguvan Âşıkları-I (Kaset), Arguvan Ezgileri-I (Notalı Kitap) gibi yayınları ile yöre kültürü alanında önemli etkinlikleri olan bir kurum. Kurumun yayınların hazırlanmasında ve yayınlanmasında emeği geçenlerden TRT Sanatçısı ve Tonmayster Muharrem Temiz’in adından söz etmemek olmaz. 2

Bütün bunların dışında elbette ki birçok kişi ve kurum var.

Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. 3

 

Malatya’nın Gönüllü Kültür Adamlarına Magder’den Ödül

 

Hekim-Şair Ceyhun Atuf Kansu’nun “Uygarlık Bahçesi Anadolu” deyimini önemsediğim için 1972 yılında defterime şu dizeleri yazmıştım:


“Ey uygarlık bahçesi Anadolu,

Sende hangi ulustan iz yok ki?”

 

Gerçekten de Anadolu’da hangi taşı kaldırsanız, neresine adım atsanız eski uygarlıkların izne rastlarsınız. Diğer yandan töre ve törenler, halk takvimi ve diğer kültürel olguları araştırdığınızda büyük bölümünün Anadolu kökenli olduğunu görürsünüz. Orta Asya ya da Arabistan’dan getirdiklerimizle karşılaştırdığınızda şaşırır; 21. yüzyılda hala ırksal ve dinsel temellere dayalı kültür politikaları üretenlerin, kültürel olmaktan çok siyasal amaçlı olduklarını anlarsınız! Malatya’nın hemen yanı başında bulunan Aslantepe yığmasını kaçımız gördük dersiniz? Buradaki yedi katmanın yedi kültürün izini taşıdığını, İtalyan Profesör Marcella Frangipane’nin yarım yüzyıla yaklaşan bir süreden beri buraya emek harcadığını kaçımız biliyoruz?

Ülkemizde olduğu kadar Malatya’da da kültürle bağıntılı kurum ve kuruluşların neler yaptığı-neler yapmadığı elbette ki tartışılmalı. Elbette ki Malatya kültürü ile ilgili çalışmaların hangi seyri izlediği tartışılmalı. Ancak ben yeniden gönüllü kültür adamlarımızdan söz etmek, ödül töreninde üç-beş cümlelik konuşmamı biraz daha açmak istiyorum.

 

Malatya’da medya, spor, tarih, kültür ve tıp alnında çalışmalarından dolayı ödüle layık görülenler

 

14 Mart 2004 Pazar günü Malatya Polisevinde düzenlenen törende Malatya’da medya, spor, tarih, kültür ve tıp alnında çalışmalarından dolayı MAGDER tarafından ödüle layık görülenlerin plaketleri sunuldu. Bakalım kimlere plaket verilmiş?

 

Yılın Başarılı Gazetecisi: Burhan KARADUMAN (Sonsöz)

Yılın Başarılı TV Programcısı: Rıfat GÖKÇE (TVM)

Yılın Başarılı Radyo Programcısı: Hülya POLAT (Radyo Fırat)

Erhan Kırçuval Spor Ödülleri: Sezai ÇAĞALA – Bülent KORKMAZ

MAGDER Özel Ödülü: Kamuran SEZER (50 Yılını Geride Bırakan Arapgir Postası Gazetesinin Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü)

 

Malatya’nın Toplumsal ve Kültürel Yaşamına Katkılarından Dolayı Ödüllendirilenler:

1.       Celal YALVAÇ (Araştırmacı-Yazar)

2.       Ahmet ŞENTÜRK (Araştırmacı-Yazar)

3.       Hüseyin ÇOLAK (Araştırmacı-Yazar)

4.       Harut SÖZKES (Doktor)

5.       Haşim TÜRKMEN (Gazeteci)

6.       Mustafa KUŞÇUOĞLU (Araştırmacı-Yazar)

7.       Süleyman ÖZEROL (Araştırmacı-Yazar)

8.       A. Hadi ÇEKİRDEK (54 Yılık Muhtar)

9.       M. Ali CENGİZ (Araştırmacı-Yazar)

10.    10. Bahattin ERDEM (Gazeteci)

11.    M. Hayrettin ABACI (Araştırmacı-Yazar-Hukukçu)

12.    Kenan KARATAŞ (Gazeteci)

13.    Mevlüt OĞUZ (Araştırmacı-Yazar)

14.    Adnan IŞIK (Araştırmacı-Yazar)

 

Buradaki 20 kişiden Haşim Türkmen, Sezai Çağala ve Hülya Polat ile törende tanışma olanağı bulduk. Bu tür toplantıların yinelenmesi, basın çalışanları açısından iletişimin gelişmesinde önemli birer adımdır.

 

Birkaç ad daha sıralamak istiyorum

 

İlk bölümde “Adından söz etmediklerim, unuttuklarım bağışlasınlar” demiştim. Konuya halk kültürü açısından baktığımızdan böyle olmuştu. Yine de ben birkaç ad daha sıralamak istiyorum.

 

İsmail ÖZMEN: Kültür Bakanlığınca basılan beş ciltlik dev yapıtında Malatya’dan birçok halk şairine yer vermiş, bazılarını ilk kez tanıtmış, ayrıca yayınlanmış ve yayınlanmamış birçok yapıtı bulunmaktadır.

Hamza AKSÜT: Hekimhan-Hasançelebi beldesi ve Alevilikle ilgili kitaplarında Malatya’nın birçok yerleşim birimini tarihsel ve kültürel yönüyle tanıtmıştır. Çok sayıda çalışmasını yürütmektedir.

H. Basri KILIÇ: İki ciltlik derleme çalışması sonucu Arguvan halk ozanlarını ilk kez bir arada sunmuştur. Özellikle Arguvan yöresi halk kültürü ile ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.

Elbette ki haberdar olmadığımız gönüllü kültür çalışanları vardır. Eğer okurlarımız bizleri haberdar ederlerse onlara da yer verir, kendilerini ve çalışmalarını tanıtırız.

 

Gelelim gönüllü kültür çalışanları ile ilgili olarak neler yapabileceğimize!

 

* Ödül töreni başlarken gösterilen Malatya Basın Tarihi” belgeseli oldukça olumlu bir çalışma. Gösterimler ve konuşmalar daha da yavaşlatılarak, yarım yüzyılı geride bıraktığı için ödüllendirilen Arapgir Postası ile yine yarım yüzyıl dolayında yayın yaşamı olan Gayret gazeteleri daha ayrıntılı bir biçimde tanıtılmalı; geçmişten günümüze gazetecilik yapanlar ve gazete çalışanları konuşturulmalı.

* Yine MAGDER, 14 Mart 2004 tarihinde ödül verdiği kişilerle ilgili bir ön belgesel hazırlamalıydı. Bu belgeselde ödül alanlar birkaç fotoğraf ve birkaç satır yazı ile tanıtılabilir; ödüle layık görülme nedenleri açıklanabilir ve çalışmalarından söz edilebilirdi.

* “Yılın Başarılıları” ödülleri her yıl yinelenebilir. Diğer ödüller ise ancak 5-10, belki de 15 yılda bir gündeme geliyor. Bu nedenle MAGDER bu yıl ödüllendirdiği kişileri fotoğrafları, yaşamöyküleri ve çalışmaları ile ilgili bilgilerle birlikte bir kitap olarak düzenleyebilir. Böylece, Malatya’da bir ilki de gerçekleştirmiş olur!

* Kültürel konularla bağıntılı kurum ve kuruluşlar, gönüllü kültür adamlarının da katkısı ve basın-yayın kuruluşları ile birlikte belgelikler ve belgeseller hazırlamalıdır.

* Yılın kitabı, yılın televizyon-gazete haberi, yılın fotoğrafı, yılın araştırmacısı, yılın kültür-sanat destekleyicisi gibi ödül konuları ile kültür-sanat konuları gündemde tutularak özendirilmelidir.

* Kültürle bağıntılı kurum ve kuruluşlar ile işbirliği ve dayanışmaya gidilerek mevsimlik (üç ya da dört ayda bir) dergiler çıkarılarak, Malatya’daki yazan-çizen-araştıran-çalıp çağıranların ürünleri kamuoyuna sunulmalıdır.

* Gönüllü kültür adamlarının, şair ve yazarların yapıtlarının basımında da benzeri yöntemler uygulanabilir.

 

SONUÇ:

 

Gönüllü kültür çalışanları ile ilgili elle tutulur bazı konuları sunduğumu sanıyorum. Bu konuda eleştirileri, önerileri olanlar bizleri daha da aydınlatacaktır. Bu nedenle ilgilenenlerin düşüncelerini sakınmadan ve açıklıkla yazmalarını bekliyoruz.

MAGDER’in ödül töreninde Malatya basınından bazılarının bulunmayışını dört yıl önceki birleşememenin getirdiği kısır bir döngünün sonucu olarak görüyorum. Dilerim ileride bu konuda olumlu adımlar atılır.

Malatya gibi bir kentte 5 televizyon, 20 kadar radyo bir o kadar da yazılı basın organı var. Bu yönüyle Malatya’yı zengin bir kent olarak kabul etmek gerek. Basın-yayın kuruluşları zaman zaman bir araya gelerek sorunlarını açıklıkla tartışmalı; her konuda olduğu gibi kültürel konuda da neler yapabileceğini projeleriyle ortaya koymalıdır. Unutmayalım ki yerel kültür ancak ulusala yerel olanaklarla taşınabilir!

Gönüllü kültür adamları ile ilgili derli toplu bir çalışma yapmak istiyorum. Yapılacak çalışmalarda da elimden gelen katkıyı sunmaya hazır olduğumu belirtmeliyim.

Ve, ve herkese sesleniyorum;

“Gönüllü kültür çalışanlarına seyirci kalınmamalıdır!” * 

***