İnsanlığı Parayla Değişen Çıkarcılar, Hiç bir Zaman Huzura Eremeyecekler
İnsanlık devreye girince vicdan çalışmaya başlar.
Kimin için insanca emek verilir elbette kurtarılması gereken kişiler için Fakat gerçekten değmez.
İnsan kötüyse, kötüdür.
Her şeyi olumsuz düşünüyorsa, içinde çiçek açtıramazsın.
Pislikle temizliği ayıramıyorsa, pistir sonradan biraz öğrenilse bile kendi başlarına kaldıklarında eskiye dönüyorlar.
Kendi başlarına daha mutludurlar çünkü bazı insanlar yalvarıp yakarsa da bana çeki düzen ver, borcumu ödemem için yol göster diye karşısındaki insanı düşünmeden gün sayarlar ve düze çıktıklarındaysa ona hakkı geçen insanı tanımaz, teşekkür etmez hatta helalleşmezler.
Her gün kahve yaptığınız kişi gün gelir karşılaştığınızda size ikramda bulunmaz bir kahve yapmaz veya ikramda bulunsa bile kişi bunu kabul etmez çünkü sonradan biliyordur ki yediği lokmaları da içinden çıkartmasını ister.
Tam olarak öyle söylemez ancak böyle insanlar için bu tabir kullanılır.
Oysa kişi sevgisiyle birlikte emek verdiği kişiden düze çıkıp borçları bittiğinde kendisi için bir yemek, tatil yada istediği bir şeyi sıraya koyacaktır fakat hak yiyen kişiler karşısındakini herkesin yanında haksız çıkarıp başından def eder yani çıkar ilişkisinde bulunamayanı evinden ocağından gönlünden kovar.
Böyle insanlarda zalimliğin sınırı yoktur oysa iyiliksever insanlar hakkında şüphe ettikçe geriye doğru giden kendisi olacaktır.
Paraya değiştiği, kaybettiği insanlar yine zor durumda olduğunda bu sefer kendisine el uzatmazlar, sebebiyse aklı olmayan kişinin kötülük yapmaya yada para hesabına da aklı ermez ancak sadece kendi hep ben iyi olayım, ben mutlu olayım, karşımdakinin hakkını ödemeyeyim diye düşünüyorsa bu bencillikten başka bir şey değildir.
Üç kuruşluk alınanların hesabını yapıyor birde bunları geri isteyebiliyorsa bu daha büyük bir zulümdür.
İnsanlığa geldiğimizde eğer bir kişi gönüllü bir şekilde elinizi tutuyor, sizi ileriye taşıyorsa harcanan zamanın, paranın ne önemi var.
Zaten ona geldiğinizde beş paranız yoktu, üç kuruşun hesabı yapılır mı?
Bazı insanlar en başta nasılsa öyleler, bırakın iyileşmeyi düzelmeyi herkese karşı başınızı yere bile eğdirirler.
Türkiye felaketi yaşadığı 6 Şubat depreminde insanlık ağır hasar aldı.
yardımlar gelmedi mi elbette geldi ancak yerini bulamadı çünkü her şeyde olduğu gibi belli bir düzende olmadığı için insanların bir çoğu aldıklarını depoladı.
Bencillik öyle bir şey işte.
Deprem bölgelerinde milletin canı enkaz altındayken ağır makineler saatli çalıştı ve birçoğu da saati dolduğunda öylece bırakıp gittiler. Enkaz altındaki kendi canlarından biri olsaydı bırakıp giderler miydi sormak lazım.
İnsanlar, yetkililer, arama kurtarma herkes zor durumda canla başla yırtınıyor, ağlıyor, uğraşıyor, yalvararak kişilere koşmaya çalışıyorlardı ancak sanki dünya durmuşcasına şaşkınlıklarını üzerlerinden atamadılar.
Böyle durumlarda önceden hazır olmak gerek.
İşe alınan birçok kişinin bazı zor işlerde kapasitesi olamayabilir. Mesela madenciler bu işlerin piri, adamlarda taşla aralarında bir bağlantı var. En zor koşullarda çalışan kişiler onlar.
Eşya taşıyan nakliyeciler deprem bölgelerinde her şeyi enkazda kalmış kişilerden çokça fahiş fiyatla para kazandılar fakat gerçekten o paraların hayrını görmeyecekler.
Ev sahipleri insanlar sokaktayken cebini düşündü, milletin kaybı olsun olmasın öyle büyüktü ki acıları her şey para oldu artık.
Aylarca önüne yemek koyduğun insan eline para geçtiğinde söz verdiği yemeği bile ısmarlayamıyor bu nasıl bir dünya.
Bir yemeği özellikle soğukta hazırlamak, yıkamak, küçük tüp gibi zor koşullarda pişirmek sonrasında bulaşıkları yıkamak öyle meşakkatli bir durumken insanlık ölmüş ki insanları böyle kendi çıkarlarına kullanıyorlar.
Son yıllarda ekonomi gerçekten aldı başını gidiyor ve hiç kimse bu serbest piyasa için hiç bir şey yapmıyor çünkü tok olan aç olanın halinden anlamaz.
Ve böyle bir ekonomi de bile tasarruflu insanların bereketi evin işleyişini rahatlıkla götürebiliyorken bunca dayanılamayacak kadar büyük zorluk sonunda borç almadan rahatlıkla harcama yapmak içindir ancak kötü insanlar yapılan iyiliğin, işlenen güzelliğin gösterilen doğru yolun ve işin kıymetini anlamaz.
Bu yüzden hiç kimseye inanmadan, güvenmeden para kazanmayı bırakmamak lazım yoksa bencil insanlar şu üç kuruş para için her şeyi bırakıp kapıyı çarpıp gidebilirler, gidebilirlerse.
İnsan hakkından kurtulamazlar hatta herkes birbirine yani olan olmayana bedelini ödemeden bu dünyadan ayrılmayacak.
Tüm kitaplar öyle söylüyor.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap