Image

Seçim Geleneğimizde Havada Uçuşan Ekonomik Vaatler

Seçimlerin yaklaşmasıyla düşündüren ve bazen de gerçekten tebessüm ettiren durumlar ortaya çıkıyor özellikle siyasetçilerin geçici çözümleri.
İktidardan olsun veya muhalefet fark etmiyor bazı uyanıklar makamlara hazırca liderlerin öncülüğünde kondukları için neyin nelere mâl olacağını kestiremiyorlar ve ortaya attıkları bir konuyu tutturamıyorlar bu yüzden bence sessiz gezinseler daha iyi olur.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti atına nal bağlamış kıtaları dolaşırken küçük hesap yapanlar gerçekten güldürüyorlar.
Emekli deyip geçmemek gerek bazıları gerçekten çok yüksek maaş alıyorlar. Onlar fazla mı ödemişler, hayır sadece seçim zamanlarında çıkan süper emeklilik gibi bazı yasalardan faydalandıkları için.
Hemen hemen her seçim dönemi böyle şeyler oluyor fakat daha ilginci kurnaz vaatler mesela diyor ki bir büyükşehir belediye başkanı" bilmem kaç kişiye şu kadar burs vereceğiz" derken ne kadar süre ve bu kişiler kim net bir şekilde bir liste paylaşılsaydı inandırıcı olabilirdi. "şu okulda, şu kadar kişiye" diye.
Son günlerde emekliler üzerinden yürüyen siyaset, siyasetçilerin en az bir yıllık yer değiştirme olmuş olsaydı emeklileri başka türlü anlayamazlardı.
Belediyelerin geliri çok ki, savurma işini kolaylıkla yapabiliyorlar.
Başka biri çıkıyor kazandığında emeklilere yani kendi şehrindeki emeklilere bir miktar yardım yapacağını ayda bilmem ne kadar et, süt vereceğini, doğalgaz, elektrik yada su gibi genel giderleri ikramlı verme sözleri havalarda uçuşup duruyor. Aynı başkanlar zaten belediye başkanı şimdiden verebilirler.
Seçildikten sonra ortadan kaybolan ve tam seçime altı ay kala ortaya bir sürü projeler sunan kişiler aslında insanların oylarına karşılık vatandaşa gitmesi gereken hizmet paralarını kendi mevkileri için bol kepçeden harcamaya çalışıyorlar.
Medyada bir belediye başkan adayı kazandığı takdirde şehrine ücretsiz su vereceğini söylemişti. 
Yine ulaşımda indirimler konuşuluyor.
Ramazan kolileri seçim sayesinde yoksulları sevindirdi fakat bu paralar ceplerinden çıkmıyor ki yine milletin hakkı.
Bazı siyaset yapmak isteyenler partileri tarafından reddedildiğinde  "neden bağımsız aday olmuyorsunuz?" sorusuna "bir parti olmazsa giderleri karşılayamayız" cevabını veriyor. Pek ala koskoca büyükşehir belediyesinin beş yada on, bazıları on beş yıl belediye başkanlığı yapmış kişilerin hiç mi kenarda birikimleri yok?
Yani yol, konaklama, yeme, içme, reklam, telefon gibi bir sürü gideri kurumlara yıkmaları düşündüren gerçeklerden.
Kitap bastırmaya giden arkadaşımız seçim çalışmalarından dolayı İstanbul matbaacılar sitesinin tamamen seçim çalışma işleriyle dolu olduklarını, özellikle birçok belediye başkanının şunu yaptık veya yapacağız diyerek broşür değil daha çok renkli kitap ayarında reklamların hiç bir işe yaramadığını, alındığı gibi okunmadığını, parlak kağıt olduğu için de sobada yada ateşte yanmadığı için atıklarla dolu çöpleri süpüren çöpçüler sırtında yük olduğu gibi ekonomiye gerçekten büyük israf.
Elbette parasıyla kendisini televizyona çıkaranları, sosyal ağlardaki reklamlar daha büyük israf.
Kazanacak kişiler belli değil mi?
İnsan yaptıklarıyla bilinir ve sevilir. Eğer gerçekten işten anlayan gelirse şehrin başına iş zaten yürür.
O makamlara gelip gidenler kimin parasını, kime harcadıklarını özellikle bilmeliler.
Bir zamanlar şehre bayraklar asılırdı artık böyle şeyler bitti gitti aynı şekilde şehir mitingleri de kalkmalı çünkü hangi parti olursa olsun harcanan paraları zaten halkın cebinden harcıyor.
O kalabalığı toplamak için yakın, uzak bir sürü şehirden kişiler geliyorlar veya getiriliyorlar.
Bunca insana yemek, su ve barınma gerçekten şu zamanda büyük israf.
Kendi şehrine bir şeyler yapmak isteyenler önce ceplerindeki parayı çevresine harcayarak başlayabilirler. 
Başlasınlar da.
Dolar ve altın depolayanlar paraları harcayamayacak ömür bulamayacaklar.
Vatanlarına destek olmak istiyorlarsa önce kendi maaş artışlarını en alt sınıra indirmekle başlasınlar.