Bir Yanda Yangın, Sel, Gibi Afetlerin Kaybettirdikleri, Diğer Yandan Felaket Fırsatçıları
Salgın tüm dünyaya önemli bir dersti ödevini iyi çalışıp sonraki günlere
tedbir alana.
Herhangi bir felakette tedbir insanların aklına sonradan gelir.
Aynı ağaç gibidir çok şey, besler büyütürsün meyvesi her yıl alınsa bile doymak
bilmez insanın gözü. Yer, içer, gölgesinde serinler kış geldiğinde ağaç
unutulur çünkü artık ihtiyaç kalmamıştır.
Emek de öyledir. Anlık olarak acısı duran kişi karşısındakinin hakkını nasıl
ödeyeceğini düşünür, teşekkür üstüne teşekkür eder fakat sonra unutulur gider.
Yaşam alma verme dönüşümü ile devam
ettiği için kimin kime muhtaç olacağı, neyin nesiyle karşılaşılacağı
kestirilemez.
Bir anlık bile olsa yapılan en ufak bir hatanın bedelini bazen tüm toplum öder.
Hasta, doktor karşılaşması, bir ilacın herkese farklı şifası gibi.
Bazı tercihlerse bilinenin aksine insan hayatında çok büyük yaralar açar yani
meslek uğruna can gider.
Bu karmaşık dünyanın sistemsel, kişilerin bireysel başarısızlıklarından dolayı,
uyum sağlanamadığı için bir sürü pişmanlıklar yaşanır.
Gelir gider dengesini kuramayan toplumsa duymak istediği haberleri hergün
bekler oysa bir felaket geldiğinde herşey birbirini tetikler yani salgın
geldiğinde A’dan Z’ye sağlıkçıları çok etkiledi.
Ne kadar sarınırlarsa sarınsınlar virüs çoğunu aldı götürdü.
Bir doktor belki binlerce insana bedelken, çalışma saatleri uzadı çünkü en çok
ihtiyaç duyulan kişiler onlardı.
İtfaiyede işe girmek için yarışan
insanlar çoğunlukla iş yokken rahatlar fakat girilemeyen bir sokakta yangın
çıktığında ne yapacaklarını şaşırdılar.
Daha büyük orman yangınlarında birçok kişi dumandan boğuldu.
Havadan, karadan, denizden bu yangın söndürme işlerini kolay sananlar yanıldı,
büyüyerek sönmeyen alevler insanları evlerinden, hayvanları yerlerinden etti.
Bazıları kasıtlı, bazıları kazayla çıkan tüm yangınlarda hangi önlem alınırsa
alınsın bir rüzgâr bile yapılan hesapları alt üst eder.
Sel geldiğinde dalgıçlar, botlar, su boşaltan vidanjörler, şehrin tıkanan logarları,
zarar gören kablolar, elektrik, su, doğal gaz kesintileri, kaybedilen can ve mal
gibi birçok farklı alana yer açar mesela depren olduğunda arama kurtarmalar
dışında sağ insanların barındırılması, doyurulması, yaralıların hastaneye
ulaştırılması, ameliyathane ve tedavi süreçleri, hasar tespitleri, enkazların
kaldırılması, yer arama telaşı gibi.
Sıra bu seferde herşeyini kaybetmiş üzüntülü insanların ellerindekini ucuz alma
peşine düşen fırsatçılar.
Evlerini beş kuruş yerine on kuruşa veren vicdansızlar.
Sonuç itibarıyla bir kötünün, onu denetlemeyen görevlinin verdiği bunca maddi
manevi kim kaldıracak, hepimiz.
Pek âlâ bunca acının içinde yardımlaşma yerine hesap kitap peşinde koşmak nasıl
bir duygu.
Herşeyin bir sırası var.
O sıra gelmeden hiç bir şey anlaşılmıyor.
Bu sefer sırada ne ve kimler var bilinmiyor.
Dersimizi iyi çalışmak lazım.
Yazar; Gezgin, Kültür Araştırmacısı ve Habercisi, Deniz Kakanaş
Haberciden, İyilik, Güzellik ve Doğruluk haberciliği
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap