Image

Deselerdi ki, falanla karşılaşacak, filanla çalışacak sonrasında bir kenara değersiz bir nesne gibi atılacaksın, bir adım atar mıydı kişi? 
Veya karşılaştığın kişi bir sürü söz verip de yarı yolda kaldığında insanoğlu, dönüp bir göz atmış olsaydı neleri başarmış olduğuna zaten bu haksızlığı yetim kişilere yapmazdı.
Dünle bugün arasındaki en önemli şey sağlıktır, nefes almak, yürümek, görmek, hareket etmek, yemek yiyebilmektir.
Her insan iyi veya kötü birşeyler bırakır insana. Eğer önünüze bir tabak yemek konduysa bunun bir vefalı tarafı olmalı.
Madde ve nesnelerle ölçülemeyecek çok kıymetli şeyler birşeyleri yarım bırakmak değil, sonuca ulaştırmak.
İnsanlar onun bunun kabini kırarak kendilerine o kadar zarar veriyorlar ki, saydırıp sövmek kolay. Ağızdan çıkan kelimelerin açtığı yaralar var, işte o yara hiç durmadan kanar.
Eğer sizi biri ağlatıyorsa, ağlasın.
Hakkınızda konuşuyorsa, savrulsun.
Şimdiye kadar bir şeyleri başarmaya çalışan biz insanoğullarına iyilik ters tepebilir, en iyisi herşeyi olduğu gibi bırakıp, başarmasını beklemek ancak hiç bir zaman bir el çekildiğinde herşey tam olmaz.
Bir işin bile belli süreci vardır. Eğer yıllar, aylar sürüyorsa bunun iki sebebi vardır. biri o işi öğrenmek için bir çabadır bu takdir edilen en önemli yöntemdir, diğeri keyfi yapmamak bu verilen sözü önemsememektir.
Öyle çok şey var ki öğrenebileceğimiz, özür dileyeceğimiz.
Teşekkür etmek gerek emek veren herkese, şükretmek gerek sıra dışı çalışmaların yapılmasına çünkü herkes uğraşmaz, para ise öyle bereketsizdir ki önemli olan insan harcamamak.
Ağza alınmayacak kadar kötülüğü hiç kimse hak etmez.
İşte başlangıçlarda verilen sözlerin karşılığı hep paraya dayanıyor.
Para yoksa, arkadaşlıklar bitiyor, dostluklar son buluyor.
Hiç kimseye inanıp yola çıkmamak lazım.
Tüm değerli şeylerini sırtlanarak.
Deselerdi, demediler işte.
Hiç sorun yokken sorun çıkabiliyor oysa bir çalışma çıkmadığında herkes kaybediyor, yazık değil mi bunca emeğe.
İnsanın yeni birşeyler öğrenmesi ve yenilikler için çalışması paradan öte bir itibardır.
Keşke değseydi bunca emeğe...
Deselerdi ki, ektiğin ağaç meyve vermeyecek veya yaptığın bir yiyecek kimbilir deprem bölgesindeki kişiye gidecek insan bildiği sonda bile iyilikten vazgeçmemeli.
Deselerdi ki, kaza geçirecek ve tekerlekli sandalyeye mahkum olacaksın, insan hiç bile bile yola çıkar mıydı?
Çocuğun engelli, özürlü yada hasat doğacak deselerdi, anne o çocuğu doğurur muydu?
Bir sürü söze inanarak yola çıkan kişi, herşey bir balon gibi sönecek deselerdi aşık olur muydu?
İnsan hiç bir zaman başladığı işin sonunda neyle karşılaşacağını bilemez. Yaşanan herşey bize tecrübe katar.