Image

Biz de sevindiren, o gün beklenen bir gelenek vardır.

Kimin yaş günüyse çocuklar yada ben, maaşın tamamı kişilerin olur. Sıra bendeydi.
İstanbul'da maaşımı alıp boynuma bir çeyrek altın almıştım. Bu altın meselesi öyle ilginç bir durum ki, özellikle kadınlara çok yakışıyor.
Ayrıca yatırım.
Anlık olarak lazım olduğunda paraya çevirmek gibi.
6 Şubat depreminde misafir! kaldığım evden pasaport, kimlik yada önemli birkaç şeyi, sırt çantama alıp çıkmıştım.
Gecenin karanlığında sallanan Türkiye, ertesi gün gündüz ikinci depremle yıkılan birçok şehirden sonra eve tekrar çıkıp bisküvi ve su alıp korkan, geceden beri aç olan kalabalığa dağıtırken boynumdaki altından utanıp çıkarıp sırt çantama öylesine atmıştım.
Evin sahibi kişi! evden bilgisayarını istediği için sırtımdaki çanta ve getireceğim ağır olduğu/cağı için emanet olarak yanına bırakmıştım ve sıkı sıkıya da tembih etmiştim çantamın yanından ayrılma diye.
"Git al "demiştim tek başına gitmemişti, ben gidip geleyim dedim.
En çok on dakika sonra gelecektim.
Çıktığım gibi peşimden çıkmış meğer depremden de korktuğu için kapalı yere fobisi varmış ve geldiğimde hiç bir şey fark etmedim, çanta açılmış ve kurdelesiyle  birlikte altını çekip almışlar.
O korku ve telaşla hiç bir şey anlamadım.
Ne zaman ki depremden sonra yola çıktım, aradım bulamadım. kendisinin de bundan haberi yoktu ancak anladım ki söylediğimi anlamamış ve kafası yerinde yokmuş.
O tarihten sonra boynuma altın alıp asamadım çünkü zaten oldukça zor günler geçiren depremzedelerin karşısında da takamazdım.
Doğum günüm değildi ancak bu sefer öncesinde almak gerekti çünkü toplumsal çalışma yaparken belli bir tarzım var ve bir ülke büyük bir çalışma için beni bekliyor.
Depremin yıl dönümünde bir önceki ayın ağır faturasını ödedikten sonra Şubat 2024 maaşıyla 2024 yılına ait bir altın aldım, çok şükür.
Kendi maaşımla, hiç kimsenin hakkı da yok.
Çeyrek altın 24.02.2024 Cumartesi tarihi itibariyle 3.550 liraydı.
Ne güzel bir şey insanın kendisine bir hediye alması. Çok şükür.
Her doğum günümde kendinize bir altın alın, şans getirsin.
Boynumuza taktığımız altın bir yerde birine lazım olduğunda da harcanıyor o kadar kıymetli değil çünkü aradan zaman geçmiş olsa da tekrar kısmet oluyor.
Başkasının aldıklarında gözleri oluyor ve utanmadan geri de isteyebiliyorlar oysa bu insanlığa sığmaz.
Hiç kimseye hiç bir şeyimizi emanet etmemeliyiz, hallaç pamuğu gibi sorunlarıyla savurup atıyorlar, bir teşekkür bile etmiyorlar.
Bir çeyrek altın nedir ki, değerli anların yanında. Acaba şimdi gider mi, ayaklar bir daha altın serseler yollarına.

Fotoğraf, Ordu İkizce 'de Şenlikteki çadırda bin adet açılan yufkaya yardım ederken.