Insanların bir çoğu sevgi arıyor değil mi? Oysa sevgi bizimle yaşayan bir duygu seli ancak hissedilse bile karşınızdaki insanda bu duygu yoksa yada eksikse davranışlar yolunu şaşırıyorlar.
Mutluluk yoktur sevgi alış verişiyle var edilir. Dünyada herşey verme alma yada alma verme felsefesiyle işler.
Bilgi verirsen çok daha fazlasını alırsın, ilgi gösterirsen de aynı.
Bazen kişiler hep ben merkezli olduğu için sadece almak, karşısındaki insandan alacağı bittikten sonra kendi başına kalmak için mobing uygulamaya başlar çünkü artık bir çöp gibi atılmak için bir rafta bekletilerek toplumsal bir tuhaflık ortaya çıkar.
İste böyle insanlar davranışlarındaki çelişki ile kendilerini ortaya koyarlar.
Yaşanan bir hadiseden yola çıkarak durumu analiz edelim.
Bazı ülkelerde giriş yaptıktan sonra yapılması gereken işlemler vardır eğer bunlar aksarsa hem günlük olarak ceza ödenir yada deport edilir ve belli müddet içinde gir>ş çıkış yasağı verilir bu yüzden kişi bunlara çok dikkat etmesi gerekir çünkü olan hiç kimseye değil kişiye olur.
M-
Seni ve diğer kişileri sınıra şoför götürüp getirecek.
Gün gelmeden üç gün önce;
D-Giriş çıkış günü yaklastı.
M-Şoföre tel aç götürsün.
D-Şoföre tel açtım arabası sizdeymis nasıl götürsün kendi arabasınınin motoru bozukmuş.
M-O zaman A götürsün.
D-A ya söyledim tamam dedi.
O günden bir gün öncesi.
A halledecegim bekleyin.
Saatler sonra
A-R gelecek onunla gönderecwğim.
D-R ne zaman gelwceksiniz yarın son gün?
R-Gece binip sabah Taşkentte olacağım., gideriz.
Sabah D R yi defalarca aradığı halde tel açılmaz ve akşam üzeri cvp gelir. Saat 15 yani üçte bindiğini akşam onbir gibi ineceğini, bir saatte yakın yerden taksiyle gidilebilecwğini söylwr.
Bu bir risk genellikle sınır kapıları çok kalabalık olur ve özellikle siradakilwrin çocukları varsa çok beklenir.
D- Lütfen gel araban var sen götür.
M-Araba bende yok, bin taksiye git deport olacaksın.
D-Acil bir taksi al gel yolu bilmiyorum neresi birlikte gidelim çünkü beni buraya getiren sensin.
M-Eve gitmem.lazım üzerimde para yok.
D-Sanki ev çok uzak beş dakika yürüme mesafesinde.
O gün seller gibi gün hatta hafta boyunca yağsın diye dua ettiğimiz yağmur hiç durmadı.
Akşam olduğunda A bey aradı zaten onun babasının evinde kalıyordum. Pasaportunun fotokopisini gönder otelden iki gün yer alalım dwdi. Anlık olarak karanlıkta fotoğraf çekwrkwn çünkü olanlar net dwğil demişti tel ısrarla çalıyor M bey geliyorum dışariya çık dwdi fakat öyle bir yağmur yağıyordu ki bir adımlık kapıya gidemwdim.
Akşam karanlığında gün boyunca hiç bir şey yapmayan ve çocuk gibi karşısındakini azarlayan kişi M bey taksiyle 10 km kadar merkezden geldi ve taksiye gidiş geliş ücretini ödedim seni götürsün getirsin dedi. Sınır 25 km imiş.
Zaten iki günlük zaman kazanıldığı için aynı şeyi R bey içinde yaptı M bey çok kızgındı , yüzü asıktı geri gönderip rahatladık. Geç vakit R bey geldi ve sabah bir taksi tutarak gümrüğe gittik.
Özbekistandan Kazakistana giriş çıkış yapmak için gündüz saatleri çok kalabalıktı. Öyle kalabalıktı ki o çekilen valizlerin tekerlek gürültüleri halen aklımda.
Giriş çıkış yaptıktan sonra 18 km Taşkente kadar yürüdük çünkü şirketin karşılaması gereken masraflar cebimizden çıkıyordu tekrar taksiye binecek para belkide yoktu.
Arkadaş o akşam regester yapması için tekrar eski iş yerine döndü ve bende çiftliğe geldim çünkü Özbekistanda kalmak için üç gün içinde adres bilgilerini kaldığın yerden kağıt alarak bildirmek gerekiyor.
Onunda bir bedeli var mesela 400 yada 500 so'm özbek parası adres için ödeniyormuş yani ikinci giriş çıkışta taksi yerine götürüp getiren ulugbeg ve adresinden göründüğümüz kişi 50 dolar masraf oldu diyerek şirket ödemezsse sizden alırız dediler ve öylede oldu 50 doları bozdurup so'm olarak ödemişler.
Sonuç itibariyle her iki giriş çıkışta da söz verdikleri hiç bir sözü yerine getirmeyen ieski işletme sahibi sanki bütün bu şeylerden sorumluymuşuz gibi "Daha bir giriş çıkış yapamıyorsun" demesin mi insan akıl tutulması yaşıyor aynı şey çekmeyen telefon hatti ile de ilgili de sorun vardı ancak karşınızdaki kişi yardımcı olmak yerine kwndi başınızın çaresine bakın diyor kibarca ancak lafı da oturtarak.
Bir yandan iyilik yapar gibi görünüp ardından başa kalkma yapıyorlar.
Neden bu şebekenin hattı çekmiyor? Diye kurumsal firmaya gittiğimizde sorunun Türkiyeden gelen telefonun e-mail kaydettirmek gerekiyor dediler ve bazı hatlar şehirde özbekistanın yerel birkaç hattı şehirde çekmiyor, kırsalda çekiyormuş ancak sorun şurada. Pasaportunuz bile olsa Özbek sim kartını vermiyorlarmıs yani vatandaş olanlara rica ederek alacakmışiz fakat başkasının adına olan hattı kullanmak bana göre hem.uygun değil hem de tehlikeli.Eskiden biz de öğrencilere adımıza hat alıp veriyorduk ancak sonrada anladık ki adımıza alınan herşeyden ilk sorumlu alandır. İnsanın olumsuz bir durumda kendini ispatlaması zordur.
Sordum burada 25 yıldır yaşayan kişiye hatta siz adınıza alsanız diye tamam dedi gerisi yok. Bunu konuştuğumuz halde 20 gün sonra şehre indiğimde "Bir telefon hattı bile almayı beceremiyorsun"oldu. Gülermisin ağlarmısin. Eski tel sim kartına en azından biraz yükleseydin internetin olurdu diye insanı aşalıyorlar.
Zaten alabilsem alacağım. İlk hattı alırken 5 dolar tutmuştu ve doları kabul etmediler yine aynı kişi so'olarak ödedi ve doları vermek.istediğimde kabul etmedi.
Aynı şekilde geldim.geleli çiftlikte taşıma temiz su ile su dökünebiliyorken buyur gel dediği evinde soğuk su ile titreyerek duş almanın bile 600 dolar kadar paraya mal.olduğunu söyleyerek insani olmayan şartların bile ödül olduğunu vurgulayabiliyorlar.
Aynısını yaşarlarsa durumu anlayabilirle başka söze gerek yok.
Nisandı, buz gibi suda uzun saçlar yıkandı, çamaşır makinesinde de giysiler ıslak giyilerek ćiftliğin yolunda sizi anlayacak kişiyi bulazssınız.
Elbette git geller olacak ve bir gün yeri geldiğinde söz hakkı sırası geldiğinde deniz çekilerek cevap verecek. İste o zaman içlerinde bir ateş alev alacak. Söndüremeyecekleri bir alev ruhlarını saracak. Özellikle ülkeye gelmemi, bu işleri düzene sokmamı isyeyen o haramxade kişi, silinip gidecek her yerden.
İtibar önemlidir, kaybedildiğinde geri alınamaz erdemdir.