Sevmek ruhsal birlikteliktir, tükenene kadar hissedilir.
İnsan severse başkalaşır, düşünceler güzelleşir bakışlar bile.
Aklını alan kişi ile ile oturur, kalkar, uyur, yer ve içer. Kalpten kalbe düşler yol olur. Genellikle baskın tipler gerçeği, karşısındaki hayaller içerisinde git-geller yaşarlar ancak her ikilinin yolculuğu da birbirine duyulan özlemdir.
Yakındasındır ancak acı çekilir.
Yanıp kavrulursun sevdasından cesaretsizlik, bahaneler elini kolunu bağlar hamle olmadan ne aşk yaşanır ne başarı sağlanır fakat ne hüzünlü ki her an onunlasındır.
Böylelikle geçer günler kişileri beklemekle ve özlemekle.
Bir gün rüyadan uyandığında kişi, gerçeğe yakın hiç bir şey yoksa tutuşur durur aynı yanıp kül olan bir kağıt parçasına yazılmış güzel bir şiir gibi.
Kurulan, yıkılan ve dağılıp toz olan zerrecikler dolaşır ayak altlarında.
Bir sen, bir ben varız şu anda bu sofrada, doymak doyurmaksa her lokmanın tadında. Gelip gittiğin hiç kimsenin görmediği yiğidim o odada yankılanan sesin var ya ara sıra, sen çok yaşa.
Gelirken seni, giderken beni almayı unutma.