İnsan yaşadığı her neyse hafızaya kaydeder asla unutamazmış.
Yani beyindeki hücrelerde öyle bir bellek var ki devamlı kaydediyor.
Keşke yaşanmışlıkların bazılarını silebilseydik.
Takıntı Bir Hastalıktır evet ancak takmamak mümkün mü?
Daha dün sevgi-lim dediğinle bugün konuşmuyorsun. Dün severken bugün onu görmek, onunla konuşmak istemiyorsun çünkü artık ne söylerse söylesin inanmak mümkün değil.
Geçmiş son Ağustos ayını silebilseydi keşke insan.
Kısacık zaman bile olsa ses etkisi, görüntüdeki hisler, hissedilenleri nasıl silebilir ki insan.
Hiç yaşanmamasını dilediğimiz kim bilir neler, neler var hayatta geçmişte kalıp unutuldu mu, sanmam.
Unuttum dese de yalan, kurtulamıyor anlarda kalmaktan.
Eğer göz birşey görmüşse silinmiyor ekrandan.
Neden karşımızdakinin hayali gitmiyor odamızdan. İstemediğimiz halde hep yanımızda. Yastığa baş koyarken kollarındasınız, uykuda rüyanıza geliyor hiç gitmemiş ki.
İşte zihnimizdeki bellek düşüncede ne varsa onunla haşır neşir ederek bir manevi gönül bağı kuruyor.
İçinden güzel yaşanmışlıkları alıp karşıya gönderiyor çünkü karşınızdakinin de aklı sizde.
Kavga var mı arada? hayır.
Kötü bir söz, hayır.
Neden bu kopuş. olması gereken o ancak bir yaşanmamış sevgi yoğunluğundan dönüp duruyor ikili arasında.
Psikolojik olarak çıkış yapılması mümkün değil.
Belki de sadece takıntı.
Yeryüzünde daha önemli o kadar çok şey var ki ancak akıl orada takılı kaldığından us, ruhla birlikte mücadelede.
Beden hissettirse de bilinç altındaki durum karşısındakini duman altında görüyor istemiyor. Koskoca ay boyunca sadece kendi bildiğini yapmış, karşısındaki için ne yapmış. Kendi menfaatine oluşu kadını geri itiyor.
Sanki durmadan yürüyorsun, olduğun yerde sayıyorsun gibi.
Bir de filmin sonu var nasıl biteceği belirsiz.
Sarılmaya ihtiyacı olan kadın neye sarılacak bundan sonra? İşte öykünün acı tarafı burası.
Toz gibi silip attığı kişiyi başka biri sararken gördüğünde işte o zaman paramparça olacak.
Yüreği kaldırmayacak. "Aldattı" diye dedikoduya başlayacak. Oysa ortada ne birliktelik, ne ayrılık ne aldatma var hepsi sözden başka bir şey değil ancak daha ilerisinden kadın değil erkek sorumludur.
Kadına su gibi nasıl yol verirseniz, akar yolunu bulur.
İşte ne yaparsanız yapın geçmişi silmek mümkün değil.
Keşke silebilseydik kurşun kalemle yazılan yazı gibi silgiyle.
Yaşananlar acı da olsa mutluluk da verse kalıcı.
Yıpratıcı.
yazılıyor.