Hop Özbekçede tamam demektir.
Dün yarın kalan herşey o kişiyi bekler ve hiç bir şekilde tamamlanmaz demiştik başlanıpta bitirilemeyen örgü gibi ancak etek, şapka diye örülen yüzlerce ilmek şal ve şapka, aynı gök mavisinden yapılan boncuk kolye ve bileklikle tamamlanmanın ötesine geçerek hem son nokta koyularak soğuktan koruyan giysi oluştu hem de bir çocuk sevindirilmiş oldu. Hatta bileklik iki tane talep edildi çünkü çocuk en yakın sıra arkadaşı içinde isteyince hemen talepbyerine getirildi. Yarın okulda bilekliğin ikisinide takacak olan kız çocuğu arkadaşına böğürtlen bilekliklerini gösterecek ve çok beğeneceği için bir tanesi senin olabilir diyerek hediye vermesi karalaştırıldı.
Sevmek ve sevilmek dahası sevindirmek olması gereken insani bir duygu. Sevene zupmetmekse sevgisizliğin getireceği olumsuz doyumsuzluk yani öyle insanlar neye kavuşursa kavuşsun yarım bırakıp tamamlayamadığı sözünü tamamlayana kadar kader onları savuracak.
Hayat böyle ne yaparsak onu buluruz.
Hak etmediklerimiz ise hayırsız işler ve kişilerdir.
Değer öyle birşey ki parayla satın alınamaz.