Image

Özlem.

İteklemeyle uçurumun kenarı ve tam düşerken el uzatmalar.

Kavuşmalar, sarılmalar.

Yas. Kaybedilen evlat, yanan anne ciğeri.

Peygamberler şehrinde iyilik ve kötülüklerin yan yana yürümesi. 

Susmak en zor şey.

Kalbin çığlıklarını duyan yok.

Samimiyet ve samimiyetsizlik kol kola girmiş hatta sarmaş dolaş.

Söylence gibi ciddiye alınmayan konu başlıkları.

Gitmek en güzeli hem şehirden hem kalplerden.

Dumanlı ortamlar , kurumlu ciğerler,  oksijensiz havada ne kadar sağlıklı nefes alabilirsin ki.

Dün beyaz mermerler arasında dolaşırken  insanın insana yapabileceği kötülükleri düşünmek bile yorucu ancak bir tohum ekmek hem de en mübarek yere yeni bir hayat. Öyle bir çiçek açacak ki ağaç rengiyle gözleri, yaprakları 'seni seviyorum' dercesine kalpli yaprak açarak oraya gelen tüm dertlileri, sevgisini, ahını ve intizarını  Hz. İbrahim makamında paylaşarak ilahi adalete bırakanlara, benim gibi sarılacak kişisi olmayanların sarılacağı ağaç olacak ve çiçekleriyle umuda asılacaklar.

Nereden geldik nereye gidiyoruz heyhat'.. Kalp kırmanın anlamı yok. bir mesajla bittiği zannedilen koskoca hayat.

Gitmek istersen git, dönmek isteyene kapı açık fakat orada ben olur muyum kim bilebilir? Varken sarılmayan zaten hiç yoktur. Olmayan, oluşmayan sevginin peşinden gitmek yok...

İz bırakacak değerlerle yumak olmak, sarılmak gerek değerlere, değerli kişilere, işlere büyümek için ilmek atılarak.

Sensiz kalmak yada bensiz olmak bir çocuğun safça sarf ettiği sözcükler, insansızca söküp atmalar tıpkı yaşayan bir ağacı yok etmek istemeler. Gözde dinmeyen yaş...

Elveda Urfa elbet bir gün tekrar kavuşacağız.

Belki de gelip geçerken birbirimizi hiç hatırlamayacağız.

Vedalaşmayalım.

Herşeyi yaradana bırakalım.

Ağaç tohumu sevgi tohumu gibidir, sen gidersin öbürü gelir dünya için hiç bir şey fark etmez.