Image

Çiçek denince akla gelen çiçekçi olmamalı genellikle çok kişi evinde çiçek yetiştirir yada kendisinde yoksa mutlaka komşularda çiçekler vardır.
Eskiden bir komşuya gidildiğinde odalardan çiçekleri kaldırırdık çünkü çiçeklerimizden bir dal kırıp izinsiz alan bazı kişilerden rahatsız olurduk fakat günler kalabalık olduğundan kimin aldığını anlayamazdık.
Oldukça fazla küpeli çiçeğimize dokunmaya kıyamazken, çiçeklerin zamansız kırılıp izinsiz alınmasına üzülürdük.
Burada konu çiçeğin alınması değil, zamansız yada mevsimsiz dalı kırılan birçok çiçeğimiz küserdi.
Belki bu şaka gibi zannedilebilir ancak gerçekten küser, ya solar veya açmazdı yani çiçeğin canlılığı kaybolurdu.
Çocukluğumuzda kırılan dalın yerinden damla gördüğümüzde çiçek ağlıyor diye biz de ağlar, yapraklarını okşar, sevmeye kıyamazdık hatta her gün bir yaprak yada çiçek açmış mı diye başına gider çiçeklerle konuşurduk.
Yerini değiştirdiğimiz çiçekler bile bize küser zannederdik ve çiçekleri haşin çocuklardan korurduk.
Pekala çiçekleri küstürmeden, soldurmadan nasıl çoğaltabiliriz?
Ara sıra çiçek bakımı yaparken saksı değiştirmelerinde küçük saksılara çiçekleri dikerek mevsiminde yani çiçek döneminde değil kış uykusundayken çoğaltabiliriz.
daha sonra çiçek seven kişilere bu çiçekleri bir kurdele ile süsleyerek hediye olarak götürebiliriz.
İşte bu Türkiye'nin birçok yerine götürdüğümüz sarmaşık gibi.
Ev çiçekleri, kır çiçekleri gibidir çok değerli hediyelerdir.
Bazen de birkaç çiçeği aynı saksıya ekerek görülen fotoğraf gibi hediye edilebilir yani çiçek fideleri küçükken üç beş ayrı çiçek küçük bir saksıda yerlerine dikene kadar yaşayabilirler.