Image

Birçok insan ünlüleri tanımak, onlarla bir araya gelmek, varsa bilimsel bir farklı tarafları bilgilerinden faydalanmak isterler fakat karşılaştığınızdaysa hayatlarında ne kadar beceriksiz ve başarısız olduklarını tecrübe edebilirsiniz.
Varyemez cimrilikleri, hiç kimseyi beğenmeyen tavırları ve aşırı yüksekten uçma halleri yani kibirli bilmişlikleri inanmayacaksınız fakat bir çok okumamış insan bile böylelerini hayat tecrübesiyle sollar geçer.
Bir insanın hayatının kalitesi önce temizliğinden, kaliteli yaşamdan ve en azından hayatta kalacak kadar yeme içme kültürünün olmasıyla duruşu, davranışı, üzerindeki kıyafeti yada yüzünden bile anlaşılabilir.

Bilinçli insan her önüne konulanı yemez, ikramları avuçlayarak cebine doldurmaz böyle davranışların zenginlik yada fakirlikle hiç bir ilgisi yoktur. Her gün bulgur pişiren kişilerin bir çoğu bile bir tabak yemeği yoğurtla, kemik parçalarıyla lezzetlendirip, iki biber kızartarak ekmeğine katık yapmayı bilmiştir.

Dünyada kurtlanmak demek temizlikle hiç bir ilgisi, alakası olmamaktır. böyle insanlar elini yüzünü yıkamaz, dişlerini fırçalamaz, tuvaletten çıkınca bile elini kolunu sallayarak her şeye dokunur ve sonunda çok bulaşıcı hastalıklara yakalanırlar hepatit gibi.
Böyle hastalıklar aynı odada bulunan sivri sinekten bile geçebilir. Önce hasta olan kişinin kanını emer daha sonra sizi ısırınca genellikle sineklerle geçen humma hastalıkları, kan yoluyla şeker iğnesi olan kişilerin açık yaranıza azıcık bir sürtülme olsa bile hastalığı çabucak bulaştırarak hayatınızı karartabilecek kadar kötülük yapmış olurlar. 
Evde, hastanede  hasta bakımı, yaşlı bakımı yapan bakıcıların hastalık konularından bilgilendirme yapılması, hastalığını saklayanların cezalandırılması gerekmektedir.

Türkiye'de şu anda pahalılık ve evsizlik sorunu  varyemez, cimri, miras bekleyenlerin hedefinde  insanlar böyle insanlar yüzünden yaşanmaktadır.

Ev var hem de istemediğiniz kadar. Çoğu zaten tapulu bile değiller. Bazıları dünyayı gezmiş olabilir, ilim-bilim sahibi olmuş olabilir fakat aile olamamış, ev nedir, iş nedir, düzen nedir, yemek-içmek-beslenmek hatta sağlıklı yaşam nedir öğrenememişler ve çokça paraları olduğu halde belediyenin fakirler için çıkardığı yemeklere tenezzül ederek kıyıda köşede biriken paraları harcamayarak onun bunun hakkını yerler ve hayatlarının en iyi ve kaliteli yaşanması gereken zamanlarda  sonlarında en düşük seviyedeki cahil  insanlara muhtaç olurlar.

Ve öylece milletin hakkıyla, kötü şekilde bilinerek göçüp giderler itibarsız bir durumda.

İşte gözümüzde büyüttüğümüz bazı kişilerin yaşamları onlarla tanıştığınızda kötülük işlemeye başlar çünkü onlar yaşamları boyunca devlete, millete faydalı insan değillerdir.

Söz verdiklerinde tutmazlar, söylediklerine asla güvenirler herkesi yarı yolda bırakarak zor durumda bırakırlar.

Hani diyoruz ya yaşlılara hürmet edelim, saygı gösterelim.
Her yaşlıya değil tabi. 
İçinde kötülük barındıran insanlar yaşantılarından bellidir zaten.