Horoz yumurtlar mı demeyin bunu yeni bir terim olarak düşünmeliyiz.
Horoz yumurtlar mı? Elbette hayır fakat yazarlar nasıl yazıyorlar iyi uydurma yapabildikleri için. Mesela boş bir yola baktığınızda hiç bir şey görülemiyor olsa bile hayal edilen olmayan şeyleri yazarak insanın duygularını uyandırabilirsiniz.
Burada tek gerçek vardır duygular.
Demiştik ya erkek horoz kendisi gibi, duruş, ses, tarz ve tıpatıp aynı oluşumu yumurtladı fakat bir farklılık olmalı ki kanatlıları sevenler bu kümese gitsin mi gitmesin mi nedeni çok önemli.
Bazıları bu yumurtayı kırıp karnını değil sadece neden bilinmez başka bir yere zarar vermenin zevkini yaşamak isteyebilir.
Bazılarının yeseler de gözleri doymaz.
Bazıları yumurtadan ne yapacağını düşünür durur.
Bir yapay anne bulup ona kuluçkaya mı yatırsa bu da mümkün değil çünkü ana kraliçe horozdan daha öne çıkmaya çalışıyor.
Ne bir şefe iş bırakıyor ne mühendise herşey o.
ben yaptım, ben ettim.
Ben... Ben...Ben...
Herşeyde ben, her yerde ben fakat beslendiği gıda yoksulluk.
Son yıllarda daha da gençleşti acep botokslardan mı yada dünya bir yığın acı çekerken keyifle yaptırılan masajlardan mı bilinmez oldukça mutlu.
Hepsi ailece çok mutlu ancak sansarlar genellikle kümeslerin müdavimleridir.
Hiç bir şey istemezler.
Alıp yemezler ancak nedense kanatlı kıpırdayan şeyler hep ilgilerini çekerler.
Kargalarda öyledir. Kümeslerden yumurta çalar gizli yerlere saklarlar fakat bazen o kadar aç gözlü olurlar ki yumurtaları kaldığı yerlerde unutulur gider. Ayrıca Kuş yuvalarındaki yumurtaları alıp yuvaları bozarlar.
Fakat bu yumurtayı hiç bir hayvan istemez çünkü çok kıymetli öyle böyle değil neredeyse altın gibi.
Altından hatta birazda doyuran değil madeni metal yani hiç ruhu yok.
Olsaydı tüyü bitmemiş yetimin hakkına girmezdi.
Ortaya çıktı. Şimdiden yönü belli muhafazakarlık.
Dünya ne çektiyse bundan çekmedi mi?
Çekmiyor mu?
Daha da çekecek demektir bu gidişle.
Ancak elde bir yumurta var ancak çatlamadı bakalım ne çıkacak yerde gezinen civciv mi yoksa gökyüzün sonsuz enginliğinde hürce uçan kuş mu?
Bekleyip göreceğiz, bizi biz yapamayan öykülerle oyalanarak.
Fotoğraf. Tunceli Pertek Feribotu beklerken martı besliyorum.
Ocak 2026 yeni yıla atfen yazılan yazı.
Yazar; Kültür habercisi Deniz Kakanaş