Dünya, kadınlar gününü çeşitli aktivitelerle kutlarken, Karadeniz’in kadınları yine yaptı yapacağını ve kadın sorunları yerine geçmişlerine doğru manevi yolculuğa çıktılar.
Vakfıkebir’in üretken kadınları bugün ellerinde kırmızı beyaz karanfil buketiyle, GÜLHABAR HATUN’UN ayak bastığı iskelede toplanarak, dualar eşliğinde kendisini yâd ettiler. Daha sonra Vakfıkebir Kaymakamlığının kadınlara tahsis ettiği arabayla Trabzon’da bulunan GÜLHABAR HATUN türbesini ziyaret ederek ,hayatlarında ilk kez bir kadın olarak manevi değeri çok yüksek bir gün yaşadıklarını ve emeği geçen herkese teşekkür ettikler.
Tarihte hayırsever kadınlarımızdan biri olan GÜLBAHAR HATUN, yüzyıllar önce Yavuz Sultan Selim’in annesi, Fatih Sultan Mehmedin eşi, İstanbul’dan Trabzon’a deniz yoluyla seyahat ederken fırtınaya yakalanır. Gülbahar Hatun, eski ismiyle ‘Büyük Liman Kasabası’ şimdiki ismi ‘Vakfıkebir’ olan yöremize adım atar atmaz, kurtuluşun adağını güzellik ve iyilikle taçlandırarak, bastığı toprakları vakfeder ve Trabzon’a Hatuniye Vakfı’nı kurar. Vakfedilen Büyük Liman Kasabası topraklarından dolayı “Vakfıkebir –Büyük Vakıf” ismini alır.
Vakfıkebirli kadınlar olarak Atalarımızı unutmayacağız ve unutturmayacağız.
Kadınlar vefakarlar, cefakarlar, hakları tartışılmaz.
Buyurmuş ki Mevlana ;
Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla…
İşte hayatları iyilik ve güzelliklerle dolu atalarımız, her seferinde tekrar açıyorlar.
Hatırlanmalarına kadınların samimiyetine inanan kanatsız melekler sebep oluyor.
Rahmet olsun.