Rumi takvime göre 13.Ocak akşamı, yeni yıldır. 13 Ocak’ta başlayıp, yerini küçük ay dedikleri Şubat ayına bırakan zamana, KALANDAR DENİR..
Geçmişten geleceğe, kültürel bir gelenek olarak kutlanır, KALANDAR…
Bir inançtır kalandar. Yeni yıl ne kadar soğuk olursa, o yıl, o kadar verimli geçecek demektir.
Bahçelerden tohum fışkırsın, inekler çoğalsın, ev halkı yılı, bolluk ve bereketli içinde geçirsin, istenir..
Vakfıkebir’de o gece için, hazırlıklar yapılır.
Gözler hep kapıdadır. “Biri gelse de, kapıyı çalsa, torbasını atsa da hediye versek” diye beklenir. Kapıya gelen kişiler, tanınmamak için kılıktan kılığa girerler. Torba veya çantalarını atıp beklerler…
Yıldız Köyünde Şükriye Eyüpoğlu Teyzemiz, hasta yatağında geleneği anlatırken, sevgi akıyordu şivesinden. Bilirsiniz bizim eski toprak büyüklerimiz, fotoğraf çektirmek istemezler. Bizim tarihe tanıklık etmiş büyüklerimizden başka değerli ,neyimiz var… Kendisini ve mani söyleyişini duymanızı, nur yüzüyle kalbimizi nasıl doyurduğunu, görmenizi isterdim. Evlatları olarak ellerinden öpüyoruz, sağlık, afiyet diliyoruz.
Gece geldik kapınıza,
Selâm verdik yapınıza,
Eğer fındık vermezseniz,
Daha gelmeyiz kapınıza...
Garlanguş yuva yapar, (Garlanguç-Kırlangıç-Ağaç parçası)
Ağacun doruğunda,
Vay olsun bekarlara,
Kalandar soğuğunda.
Çantalara hediyeler, yiyecekler dolarken, kemençeler çalınarak maniler söylenir, horonlar tepilir.
Mevsimin soğuğu olarak bilinen, hatta filmlere bile konu olan KALANDAR, yerini neşeye bırakarak, eğlenceye çevirir.
Trabzon’un ilçesi Vakfıkebir’in, 48 Mahallesi vardır. Her mahallesinde bize gelenek, görenek öğretecek, değerli büyüklerimiz yaşar. BİRKAÇ BÜYÜĞÜMÜZ BİZLERE, DOLAYISIYLA TÜRKİYE’YE, KALANDARI ANLATSIN ve BEREKETLİ GELENEĞİ, HEPİMİZE YAŞATSIN İSTEDİLER..
Teşekkür eder, her birinin ayrı ayrı, ellerinden öperiz.