Geçmişten günümüze kadar gelen kültürel geleneklerimiz, yeni kuşağa ancak yaşanarak taşınabilir değerlerimizdir.
Bunların en güzel örneklerinden biri bugün TBMM’de yaşandı.
Meclis Başkanımız İsmail Kahraman yılın en güzel tarihi 17.07.2017’de Seymenlik töresini, meclisimize yazdırdı.
Toplum Geliştirme Derneği olarak bir proje kapsamında Türkiye içinden gelecek misafirlerimize Ankara kültürünü tanıtmaya, Seymenlik töresini Türkiyemizin en önemli makamının kabul buyurması , doğru yolda olduğumuzun kanıtıdır.
BAŞKENT ANKARA DENİNCE İLK AKLA GELEN ŞEY, SEYMENLİK VE AHİLİK TÖRESİDİR FAKAT ARAŞTIRMA VEYA TANITIM YETERLİ DEĞİLDİR.
Seymenlik töresini naçizane olarak yorumlarken kabul buyurunuz ki daha yeni adım attığımız ve şimdiye kadar öğrenemediğimiz kültürümüzü birçok çalışmayla öyle veya böyle bugünlere taşıyan kişilere çok teşekkürler ancak Türkiye olarak henüz kendi öz kültürel değerlerimizi tam olarak ne yazık ki keşfetmiş değiliz. Kültürel geleneklerimizi tamamlayana ve yaşayana kadar çalışmaktan yılmayacağız. Böyle güzel paslaşmalar hem öz kültürümüze bir adım atmanın başlangıcı hem de Türkiye için büyük bir motivasyondur.
SEYMENLİK, Orta Asya Oğuz Türk boylarından bugüne kadar taşınarak gelen bir gelenektir ve ancak ülkede hangi bir olumsuz bir durum olduğunda hemen yapılanan ve ülkesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir topluluktur ancak zamanın aşımına uğrayarak kendi içinde bile farklılıklarla yaşatılmaktadır.
SEYMENBAŞI ÜSTAD’IN SÖYLEDİĞİNE GÖRE; SEYMEN ALMAZ, VERİR VE BU BİR MANEVİ DEĞERDİR.
TÖRE, Seymen divanı, Seymen Alayı ve her biri kültür içeren Seymen Oyunlarıyla yaşatılmaktadır.
SEYMEN DİVANI, BİR EDEBİYAT DİVANIDIR.
EDEBİYAT DİVANI, İSLAM MEDENİYETİNE AÇILAN KÜLTÜREL BİR DEĞER KAPISIDIR.
Divan, Seymenbaşı tarafından kurulur. Seymenbaşı tektir yani baştır. Giyilen elbiseden, hareketlere, söylenen türkülerden veya ilahilerden çalınan bağlamaya kadar herşey manevi bir ruhtur hiçbir şekilde Seymenlik bir eğlence değildir.
KİŞİSEL DONANIM İÇİN, TERBİYEDİR.
Seymen divanında saz çalmak bir töreye bağlıdır. Birbirini takip eden divan ayakları, kıratlar, bozlaklar, ağıtlar, oyun havaları, kırık türküler ve kırık havalar imanı kalpte hissetmektir.
İçinde böyle güzellik içerek ve manevi bir bir ruh barındıran kültürü uzaktan seyretmek yerine çok iyi öğrenmek gerekir.
Divan küçük büyük, zengin fakir kişilerle kurularak milli ve manevi duyguların yaşandığı, edepli, adaplı, mert, yiğit ve kahraman bir gençlik yetişir.
Tekâmül ancak tasavvufi şiirlerin yazılması, imanlı gençliğin yetişmesi, konuşulan güzel kelamların mecazi aşktan ilahi aşka dönüşmesiyle değer bulur.
SEYMENLİK TÖRESİNİN TİCARİ KOLU DA AHİLİKTİR.
Yetişen binlerce çırak, geçmişteki ahi ustaların eserleridir. Ahilik geleneği, yerine çırak yetiştiren zanaatkârların sayesinde birçok iş kolları açılmış ve birçok meslek bu günlere kadar taşınmıştır.
Öyle ki, Ahilik geleneğinde yetiştirdikleri çırakların hile yapma şansları hiçbir şekilde olmazmış, yapan toplumdan dışlayarak cezanlandırılırmış…
Seymenlik ve Ahilik gibi birbirine bağlı olan gelenekler ancak bir bütün olduğu takdirde geleceğe doğru bir şekilde taşınabilirler.
İşte bizler böyle bir ecdadın uşaklarıyız.
SEYMENLİK TÖRESİ, Cumhuriyetten çok önce kurulmuş ve yüzyıllarca yaşamış ve hiç başsız kalmadığı için Seymenbaşı sayesinde çoğalarak devam etmiştir.
Geçmişte Seymenlerin birçok olumsuzluğu olumluya çevirdiği tarih kitaplarından anlaşılabilir.
Kurtuluş savaşı yıllarındaki zor günlerde 27. Aralık 1919’da Ankara’ya umutsuzca gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü 3000 atlı ve 700 yayayla Dikmen Sırtlarında ”Paşam seni görmeye geldik, bu Vatan uğruna ölmeye geldik diyerek karşılayan Seymenler ve Efeler toplumsal güç olmuşlar ve hemen ardından düzülerek Ankara'da kurulmuşlardır.
Seymen Alayı, birçok sivil toplum örgütü tarafından yaşatılarak bugünlere kadar taşınmıştır.
Seymen Alayı en az dokuz kişiden başlayarak düzülür yani kurulur. Efeyse Seymenbaşının yaveri gibidir. Her Efenin arkasında dokuz kişi vardır.
Seymen Alayında bulunan kişiler divanda edep adap görmüş asil kişilerdir. Ayrıca Seymenlik and’ı içmişlerdir. Bazı değer arz eden kişilere Seymenlik Berati verilir. Seymenler hiç bir şekilde dedikodu yapmazlar, insan hakkı yemezler, yalan söylemezler, hile yapmazlar, hainlik düşünmezler, harama dokunmazlar ve hükümet hakkında konuşmazlar.
Bugün, TBMM’de Ankara Seymen Ocağı Derneği Başkanı tarafından temsili bir divan kuruldu.
SEYMENLİK DESTANI, Eski Sağlık Bakanımız Halil Şıvgın tarafından 15 Temmuz 2016’da Meclise Kahramanca giden ve soyadı gibi Kahraman olan Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’a “Seymenlik Beratı” verilmesine karar verilmesiyle başladı. Bu değerli geleneği geri çevirmeyen ve gelecek kuşağa taşımak için örnek oluşturan Meclis Başkanımız İsmail Kahraman, Seymenlik kıyafetini giydi ve Meclis Başkanımız İsmail Kahraman yiğit bir delikanlı oldu. Seymenlik And’ını okuduktan sonra kamasının takılmasıyla birlikte yiğit bir delikanlı gibi eski günlere dönerek oldukça duygulandı.
Seymen elbisesini giydikten sonra çok anlamlı bir konuşma yaparak ” Elbiseyi hak etmek gerektiğini “ başkanımız samimiyet içinde uzun uzun anlattı.
Meclis Başkanımız Kahraman, bu değerli kültürel değeri geleceğe taşıyan ve en küçüğünden en büyüğüne kadar olan Seymenlere hayran oldu.
Seymen Alayında Bayrak tutan Seymen Aykut Çetin,
Diğer Seymenler;
Halil Gümüştekin, Salih Gümüştekin, Emrehan Durukan, Necati Durukan ve Ömer Durukan, Mehmet Tüfekçi, Saim Vural, Emin Eray Belke, Emirhan Belke, Süleyman Eren Belke, Emre Gültopçu ve annesi kadınlar kolu Başkanı Güler Gültopçu, ve Güler Gültopçu’nun kadınlar kolundaki kızı Dilek Erkut ve Meclis Başkanımızla çok iyi anlaşan en ufak minik Seymen Toprak Erkut’la gurur duyduğunu ifade ederek, Toplumsal bütünlük için böyle güzel geleneklere ihtiyaç olduğunu, gençlerimizin manevi değerler içinde yetişmelerinin önemini anlatarak teşekkür etti.
Seymenbaşı Üstad’ımız Necmettin Palacı’nın sazından çıkan ve Ankara’yı temsil eden Hüdayda’yla
Seymen Alayı Ankara kültürünü yaşatan kısa bir gösteri sundu.
Büyük emekle ve gayretle bu güzel geleneğin yaşatılmasına vesile olan ve organizasyonda büyük emeği geçen eski Sağlık Bakanımız Halil Şıvgın, AHİD Genel Başkanı Hilmi Yaman, BADER’in Başkanı İbrahim Taşkesti ve mütevazi kişiliğiyle AHİD ve BADER’in Genel Başkan yardımcısı Mustafa Akdoğan, Ankara’dan katılan Çubuk ve Akyurt Belediye Başkanları ve diğer sivil toplum kuruluşları temsilcileri davete katıldılar. Yiğit Meclis Başkanımızın samimiyetli misafirperverliği ve ikram ettiği muhteşem yemekten sonra divan, Seymen yemek duası yapan Emrehan Durukan’ın herkesi mest eden güzel sesiyle son buldu.
Allah devletimizin kesesine bin bereket versin.
Toplum Geliştirme Derneği olarak ilk kez katıldığımız kurumsal davete teşekkür ediyoruz ve
ayrıca kültürel değerleri yaşatmaya çalışan ve emeği geçen herkese tekrar TEŞEKKÜRLER.
Şimdi sıra Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan sonra bu güzel değerli geleneği devam ettirecek diğer yiğitlerde…
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve artık Türkiye kendi öz kültür yumağını sararak büyüyecek.
YOLUN AÇIK OLSUN TÜRKİYEM
Not: Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın Seymenlik destanıyla ilgili videolar, Youtube’de “Köy Enstitüsü Seymen” etiketiyle arandığında seymenlik, saz, zeybek gibi birçok video izlenebilir.