Image

Siz, bir bahar sabahı uyanıp, gökyüzüne gönlünüzü açtınız mı?
Ardından yağan Nisan yağmuruyla gök kuşağına sarıldınız mı hiç?

Bir yelkenlide yol almak, suya bata, çıka kendimizi bırakmanın bir başka şekli...
Sessizli
ği yırtan çıldırmış dalgalar, masmavi berraklığıyla deniz, gökyüzünün hüzünlü bulutlarının içinden geçerken, BİR SEN, BİR DE BEN...
Benliksiz, ben...
Bensiz, sen…
Sala
ş bir şekilde yol alıyoruz sonsuzluğa...
Bulutları sayıyorum.
Gelip geçiyorlar, aklımdan geçti
ğin gibi…
Denizdeki su sesi …
Kıyılara vurup, yıkıyor her
şeyi.
Yıkılmayınca, defalarca deniyor.
AYNI BEN, G
İBİ...
Çekilen sularda benli
ğimi arıyorum, bata çıka...
Gel gitlerle.
Fırtınaların geli
şi umurumda bile değil..
Su gibi duru hissediyorum kendimi...
Nasılsa bir yol bulur akar giderim diye dü
şünmüyorum, diyardan diyara, yolumu çizdiğin gibi...
Elbet bir gün bulu
şuruz yosunlar gibi, sarmalanır dururuz.
Denizin aklı sende var olmu
ştu şimdiyse, derinlerde bir yerlerde...
Sevgisi engin ve mavimsi, yakamozlarla ı
şıldıyor...
Hiç kimse göremiyor.
Yakamoz denizin sensiz gün batımlarında kusuru ne ?
Ya da neydi ?
Ya fırtınalardan uzak bir ya
şamda karanlık kuytulara çekilirse...
Sessiz, sakin ve alabildi
ğince huzur içinde ...
Gün batımlarda kızılla
şan görselliğini kaybederse…
Ya çekip gider, hiç gelmezse…
Her gün batımında a
ğlaşır benimle sensizliğe, doğa…
Hatıraları ya
şatır, meltem serinliğinde...
Bulutlar a
ğlaşır durur her ikimiz için…
şer damlalar yeryüzüne…
Bekler gözler birilerini, gemilere bakarak.
Yüzer bilmedi
ği denizlerde, umuduna asılarak…
Gelen giden olmayınca, sı
ğınır tekrar kuytulara.
Sarılır ta
şlara, yosunlanarak...
Bazen de kendi yelkenlisini elleriyle batırır, yok olur derinliklerde.
Seni de alarak...

14.
Şubat.2011
Yunan Adası