İlk günler...
İlkler gibidirler...
İlk gün verilen sözler insanı
sonsuza dek unutulmaz hatıraların içine sürüklerler...
Uyumak... Uyanmak... Birlikte olur
yan yana olmasalar bile.
Aynı tabakta bölünen ekmekler...
Paşam... Sultanım hitabetleri...
Her an birçok şeye bedel...
Bir kuş misali özleyen, özlenene
uçmak ister...
Alışkanlık öyle korkunç ve çekilmez
birşey ki, insanın gözü hiç birşey görmez.
Özlemin içinde yanıp tutuşurken
kanat çırpamamak var ya!...
Serzenişler...
Kahırlar..
Kahreden bu gece...
Bir gül fidanı bile almamışken.
Bitiş...
Sönüş...
Çaresizce yudumlanan kadehler...
Gözyaşlarım...
Sonra nasıl can bulacağım hesapları.
Çok sevdiğini yazdığın mektupların değeri
yok artık..
Anlamı hiç yok...
Ertelemek onarılmaz hatalar
yaptırır...
Özgürsün demek senin parçanı
canından ayırır.
Birgün içine öyle bir hüzün çökecek
ki !
Havadaki özgür kuşlara bakacaksın...
Bana sunamadığın özgürlüğü
anımsayacaksın...
Belki de o kuşlara yalvaracaksın...
Gözlerindeki yaşlar yakacak seni.
Hani git! Demiştin ya!
Çok istemiştin fakat gidememiştim.
İnsan olmanın değerlerinden
uzaklaşıp özgürsün, uçabilirsin, uç uçabildiğin yere kadar... !
Su yol bulur nasıl verilmişse...
Sebebi sen olarak kalacaksın.
Kanatlar döküldü göklerden;
Öldürdü beni kırlangıç kuşları...
Giden gitti artık tek kalan yine
sensin.
Yerine koyacak hiç kimseyi bulamayacaksın.
Yine çalıyor şarkı…
Son defa...
Sen giderken...
Ayrılık kol geziyor, acılar pek
yakında, bu filmi görmüştüm ben, senden önce defalarca..
Ağlama yüreğim yâr gelmez, gelse de
artık fark etmez... Ha döndü dönecek ömür bitiyor, kış ortasında bahar
gelmez...
Ah!... kaçıncı darbe bu... Bu
kaçıncı perde... Anlamıyor yüreğim, gel de kendin söyle...
Bilirim son perde bu... Hadi git
sakın durma... Tanıdım birçok giden, senden önce vefasızca...
Sonra
Hani...
Hani o duygu var ya ! terk eden
sevgiliyi düşünmek ara sıra...
Anılar kaldı geriye ve senin resmin,
resminde senin alevler var büyüler var..
Bir sevdayı inşa edersiniz içinizde.
Beklersiniz güzel bir şeyler olsun
diye...
Bir bakarsınız ki, gecenin
karanlığında bulursunuz kendinizi.
Bir mum yakar gider birileri,
Geleceğini söyleyerek.
Bekler gönül umutla,
Gelmeyeceğini bilerek.
Oysa giden gelmez bir türlü.
Karanlıkta kalmak kaçınılmaz olur.
Yas tuta tuna tükenir bu yürek.
Karanlıkta yazıyorum.
Ateş çoktan söndü.
2011.12.19