Yaşlanmış Birçok Emekli Masası İlaç Dolu Kalabalık
Yaşlılık zor fakat insan yaşlandıkça kandırılma endişesinden midir yoksa kapatise meselesi mi belirsiz çok huysuz, pinti, söz dinlemez oluyor.
Paralarını harcamıyorlar, insanı bir öneride bulununca azarlıyorlar, onlar çok iyi biliyorlar falan, filan.
Derleyip toplamak istediğinizde size karşı çıkarak eşyaları bulamayacakları kaygısı dağınıklığı, tozu beraberinde getiriyor.
İlaçlar, tansiyon yanında dakika başı ölçtükleri tansiyon aleti, şekerle ilgili ilaç ve yine şeker ölçüm aleti, kalp ilaçları, kan sulandırıcı, dil altı, ağrı kesivi haplar, suda eriyen vitaminler kalsiyum, B12, A, B vitaminleri gibi birçok farklı ilaçlar. Yemekten yarım saat önce alınacaklar yada sonra. Kırmızı, beyaz, yeşil rengarek irili ufaklı, uzun kısa haplar.
İlaçların yanında bağırsakları çalıştıran reddedilen çorba yerine arası kaşarlı kuru bir tost ve ardından diş çöpüyle karıştırmalar, ortalığa tükürerek ağızdan atılanlar yada diş aralarında kalanların konuşurken ortalığa saçılması. Basit bir şekilde banyo lavabosunda takma diş varsa çıkarıp ağız çalkalayıp tekrar taksalar hiç bir sorun kalmayacak ancak inatçılar.
Neymiş efendim banyo yolu uzakmış anvak mutfakta çoluk, çocuk, eş yada yaşlılara bakan kadınları çileden çıkarmaya ymçalıştıktan sonra gayet sakince karşısındakileri de suçlamaya başlayıp canından bezdiriyorlar. Özellikle şeker hastalarına hiç birşey denmiyor.
Böyle bir masayı toplayamayan, hergün silip temizleyemeyen insanlar bu masaya oturmak istemeyince kendisini beğenmiş ilan ediliyorlar.
Kim ister ki, böylesine sağlıksız masada oturup yemek yemek.
Bir tarafta karıştırılmış kulak pamuğu yerde, döküntüler halılara yapışmış, kenardaki gazete biraz sonra yemek dolu tabakların üzerine bırakılabiliyor. El, yüz sildikleri havlular öyle kirli ki, rengi görünmüyor, kahvaltı kabındaki tabaklar belki aylarca yıkanmamış zeytin çekirdekleri zeytin içine atılıyor. Masada şeker insulini masadaki herkesin gözü önünde yapılarak uçları masa üzerine saçılıyor, durmadan ağzını, akan gözünü, yaradına merhem sürdükleri halde kalkıp ellerini yıkamıyorlar, terlikleriyle tuvaletten odaya, bastonlarıyla dışarıdan içeriye silmeden giriyorlar. Akılları başlarında olmasa kendilerine hürmet edenlerin hizmette en ufak aksaklıklarını affetmeyip bağırıp çağırıyorlar. İlaçlarını koydukları kutular çok kirli ve defalarca döküldüğü halde ev8n herhangi bir köşesinde ilaçlarını alarak insanları yormaktan vazgwçmiyorlar. Mesela yanlarında getirseler bile gözlükleri, bastonları, ilaçlarını arayarak huzursuz ediyorlar ve her zaman şuraya koy önerisini dinlemeyip kendiyle aramayınca siz aldınız olabiliyor.
Hayatın sonunda yaşlı eğitimleri gerekiyor çünkü yanındakiler de Yaşlanıyor ve bunaltmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Yaşlandıkça birçok kişi kendi kendine.yok olup giderken etrafındaki insanlara da vicdansızca saldırıyor, paraları olsa bile ortaya çıkartmayım böylesine kalotesiz hayatı hem yaşıyor hem de yaşatıyorlar.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap