Image

Saçlarımızı Kesmek Yerine Uzatıp Saçı Dökülen Kanserli Hastalarına Bağışlayalım

Saçlar, insanı güzelleştiren veya çirkinleştiren durmadan büyüyen kıldan ibarettir,
Bazılarımızda bol, bazılarımızın ki seyrektir. Süpürge gibi düz, kıvırcık, bukleli diye çeşitleri de vardır.
Özellikle uzun saçın fiyatı çokça pahalıdır.
Bizler saç ticaretini konuşmayacağız. Saçlarımızı kuaför-berberlerde  santim, santim güçlensin diye kestirirken ne kadar kıymetli atıkları kaybettiğimizi bilmeliyiz.
Bunu anlamlandırmak için hastanedeki kanser hastalarını, lösemiye yakalanmış çocukları uzaktan da olsa ziyaret etsek kimlere nasıl daha faydalı olabiliriz görmüş oluruz.
Böyle talihsiz çaresizlikler yakamıza yapışmaz, bize bir şey olmaz diye düşünmeyelim.
Hayatın hangi aşamasında bizleri neler bekliyor Allahtan başka hiç kimse bilemez.
Bebeklikte saçlı doğanlar çok sevilir ve özellikle kıvırcık bukle saçlıysa daha çok sevilirler. Saçsız doğan bebeklerin anneleri saçlı bebeklere göre daha rahat hamilelik geçirirler ancak saçsız bebekler için aylarca saçın büyümesi beklenir yani saç öyle bir şey ki bazen gelmesi için uzun süre bekleriz bebeklerimizdeki gibi.
Çocuklar bir yaşını geçtiğinde saçı varsa daha gür olsun diye kuaföre götürür sıfıra vurdururuz oysa böyle bir yöntemin saçları gürleştirdiği diye bir şey her çocuk için geçerli değildir. Bebeklik saçları ipeksi ve yumuşak olduğundan kesildikten sonra doğal sert kıllı saçlar uzamaya başlar. Yapılması gereken şeyse bebeklerin saçları çocuklukları boyunca kesilmemelidir. Saçı kesilmeyen çocuğun bedeni güçlenir diye bir çok yanlış inanışlarla kulaktan duyma bilgilerle hareket ediyor genellikle halk.
Böyle şeylerin bilimsellikle ilgisi yoktur çünkü her insanın beslenme alışkanlıkları, bedensel vitamin alışları bile farklıdır. Bebekler ikiz doğsa bile benzerlikler olabilir ancak sonradan karakter farklılaşır.
Aynı şeyleri , aynı saatte, aynı miktarda yiyen ve aynı hareketleri yapan kişilerde bile sindirim aynı değildir yani herşey ama herşey kişiye özel hücrededir. Genlerle gelen çok şey bazen gelmeyebilir yani bilimsel olsa bile şu şöyledir diyemeyiz.
Eskiden saçların uzaması için yağmur yağdığında ıslattırırlardı. Asmalardan gözyaşı suyu alır saçlarımıza sürerlerdi. Bakım yapmak için zeytinyağıyla tararlardı. Bitlenen uzun saçları kesmemek için dedete ve gaz yağı başta olmak üzere oldukça zehirleyici şeyler kullanırlar, saç tellerinden bit yumurtalarını tek tek çekerlerdi.
Bunca zulüm gören saç inadına uzar, uzadıkça cansız uç oluşturur ve bakım için ayda en az bir kez uçlardan kesim yaptırılır ve kuaför her seferinde uçlardan çok kısalmaması için uyarılırdı oysa uçlardan saç evde de alınabilir ancak kuaför saça bakım değil uzunluk, kısalık yani orantı gözüyle baktığından şuradan biraz, buradan biraz alırken saç kısalırdı.
şekil, şekil saç modelleri kitapçığı önümüze konduğundaysa moda olan birçok kesime uyup mutlu olmuşuzdur çünkü kuaförler insanların tüm döküntüsünü alır ve güzelleştirir yani berberlere giren insanların yüzüne bir de çıkarken bakarsanız nasıl mutlu oldukları görülür yani özellikle uzun saçlı kadınlar kendi kendilerine boya, bakım yapmakta zorlanabilirler.
En iyi berberde bakım yapılsa bile saçı yakabilir, renk istenilen gibi olmayabilir belki de ilk renk olsa bile dip boyalar ilk boya aldığından boyalar uyumsuz olabilir. Şimdiki boyalarsa özellikle siyah saçları boyamıyor bile. Boysa bile bir kez yıkandığında beyaz saçlar ortaya çıkıyorlar yani ne yaparsak yapalım hayatın değiştirip dönüştürdüğü şeklimizi kabullenerek mutlu mesut yaşamalıyız.
Onca emeğe, bakıma ve masrafa rağmen dökülen saçlar bir daha yerine gelmez diye korkmayalım, gelebilir de tamamen gidebilir de.  Hiç bir şey saçın önüne geçemez ancak mevcut durumu şekillendirip tarzımızı çok çekici şekle getirebiliriz.
Bu devirde onca tanımlanamayan hastalık varken hayati ihtiyaç değilse oramızla buramızla uğraşmayalım yoksa elimizdekileri de kaybedebiliriz.
Güzelleşmek isteyen tertemiz suyla bile doğal bir şekilde süslülerden bile öteye geçip ışıldayabilir zaten en güzel şey doğallıktır.
-Şimdi bunca şeyi anlatmanın asıl amacı saçlarımızı hiç kesmeden veya çok az santim çatallanan yerleri alarak uzatmak. Niye uzatacağız elbette ki, peruk yapmak için. Kime vereceğiz bu saçları kanserle ilgili çalışan derneklere ancak satıp para kazanmaları için değil peruk yaptırıp özellikle genç yaştaki kanser hastalarının tedavi sürecindeki  görselliklerini güzelleştirmek için.
-Pek Âlâ peruk için saç nasıl kesilmelidir?
En az yarım metre uzattıktan sonra saçlarımızı yıkayalım çünkü yağlı saç olmaz ve kuruttuktan sonra başımızdaki saçı dörde bölerek örelim ve uçlarını lastikle bağlayalım.
Sonrasında varsa evde makine üç numaraya vurabiliriz veya bir kuaföre giderek sıfıra vurdurabiliriz.
Saçların örgülerini hiç açmadan derli toplu bir şekilde kanserle ilgi dernek veya vakıflara elden değil, belge karşılığında satılmamak üzere peruk yapılması sözleşmesiyle teslim edelim ve sonrasında saçımızı görelim, kime veriliyor, kimden geri alınıyor takibini yapalım yoksa satıp paraya çevirip saçlarımızın emeği boşa gider.
-Saçı en hızlı nasıl uzatabiliriz?
Kadınlar daha sık banyo yaptıkları için daha çabuk uzar yani saçı su uzatır ancak fazla sabun veya şampuan kullanmak saçı yıpratır yani saç uzarken doğal nemini , yağını kaybetmemesi için az yıkanmalıdır.
Dikkat edilirse yaz aylarında suya sık girmenin yanında güneş de saçı besleyerek uzatır hatta tırnaklar bile çok çabuk uzarlar.
Bu arada saç beyazlaşması  bizim gibi yirmili yaşlarda başlayanların kimyasal olan boyalardan kurtulması gerekir. Kınayla boyamak faydalıdır ancak şimdi kınalarda çok karıştı hangisi doğal kına otu, hangisi boya ayrıştırılamıyor.
beyaz saç nasıl mı rahat?
Yıkıyorum, çıkıyorum kadar rahat.
Bu arada kesilen saçlar birçok kuaförden toplanarak gıda maddelerinde  katkı olarak kullanıldığı söyleniyor.
Saçlarımızla çaresiz hastalığa yakalanmış hastaların çektikleri  ağrıları biraz olsun dindirmek istemez miyiz. Elbette bizler istersek yaparız.
Burada en büyük iş yine kuaförlere düşüyor onlar müşterisini yönlendirişe böyle iyilik, güzellik kampanyaları çığ gibi büyür.

İşte böyle güzel haberi yazarsa haberciden yazar, isteyen uygular.
Fotoğraftaki saçlar son boyalı saçlardı.