Deprem Şehidi Opera Sanatçısı Cansu Çilingir
Cansu Ankara'ya Amerika'ya gitmek için vize işleri sürerken Çankaya'daki evimize ziyarete gelmişti ancak o gün çok morali bozuktu.
Hani bazen elçilikler vize işlerini askıya alır veya belli bir zaman giden, gelene sıkıntı çıkarır ya öyle bir 15 Temmuz zaman sonrasıydı.
Her türlü imkanın içinde bu kız neye elini atsa şanssızlık yakasını bırakmıyordu. okuldan mezun olduğu gibi kendisini farklı ülkelerde geliştirmek, dönerek Antakya korosu kurmak istiyordu.
Normalde hayırsever bir aileden gelme, kendisi de yardım amaçlı birçok konser veriyordu hatta Antakya'daki yıkılan eski meclis binasında sesi oldukça fazla yankılandı.
Yemek yapmayı özellikle pastacılığı çok seviyordu hatta bir pasta bloğu bile vardı. O gün yanıma gelmesinin bir sebebi de pasta öğrenmekti.
Gün içinde önce biraz moral olmak için videoda görüleceği gibi çiçeklerden saç tacı yaptık ve hemen kapımızın önündeki Atakule Botanik parka giderek biraz dolaştık ve çayırlara uzanarak çiçekler içinde fotoğraflar çektik.
Güldük, tarifler konuştuk, hayaller kurduk...
Botanik parkında yanımıza aldığımız atıştırmalarla piknik yaparken bir ara şehitler için bir ağıt yazarak ona çalışacağını, şehit çocuklarına çok üzüldüğünü söylemişti.
Ve... Gitti...
Cansu sonraki yıllar İstanbul'da eskisi gibi işine gücüne devam ediyor ve kurtuluş semtinde yaşıyordu. O semti o kadar çok seviyordu ki hiç ayrılmak istemiyordu ancak bir ara nasıl karar verdiyse Antakya'ya evine gelmiş.
Deprem olduğu gece beş katlı evde tek başınaymış ve ev çökmüş ancak Cansu hayatta ve ses vererek konuşuyormuş.
Öyle büyük talihsizlik olmuş ki hayatındaki diğer şanssızlıkları gibi babası yurtdışından bilet bulamamanın dışında Hatay havalimanı çöktüğü için gelemedi ancak deprem büyük olduğundan onu kurtarmak için kocaman makine tuttular ancak koskoca enkaz ve o enkazda başka canlıların olabileceği düşünülerek iğneyle kuyu kazdıkları ve ona tam ulaştıkları anda depremin ikincisi olduğu için yan bina olduğu gibi onun bulunduğu binanın üzerine çökünce ümitler tükendi ve can kurtarma bu sefer farklı şekle evrilerek bin bir güçlükle avuç, avuç taşların içinden çekilip alınan Cansu, olduğu gibi İstanbul kurtuluşa götürülmüş.
İstediği yerde şimdi. Orayı bırakmamış ki, hiç. Kader onu oradaki istediği gibi ebedi istirahatgahına yerleştirdi.
Kurtuluştaki Rum mezarlığının çiçekli bahçesinde bir gonca o.
Ailesinin söylediğine göre Antakya'da bahçede çıkan otlar sadece onun mezarında çıkmış.
deprem şehidi Cansu o gün Atakule'de 15 temmuz şehitlerinin çocukları için "uyusun da büyüsün nenni"yi söylemişti.
Talihsiz yavrucak kendisinin de bir deprem şehidi olacağını nereden bilecekti ki...
Bir var, bir yok işte hayatlar.
Yok yere kırılıyor umutlar...
İstediği şey yoksul çocuklardan koro kurup onları yetiştirmek ve sevindirmek için saç tacı yapmaktı.
Videoda öğreti amaçlandığından hayatı ve sonrası birleştirilerek haberciden youtube'de yayınlandıktan sonra buradan linki verilecektir ancak şimdilik iki ayrı videoyla tatlı yavrumuzu yad edelim.
Sesine sağlık.
Melekler asla ölmezler.
https://www.youtube.com/watch?v=Ssx18wYFMF8
https://www.youtube.com/watch?v=h6A68iYwAMs
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap