İkizce Atlı Spor Kulübü 1.At Yarışları Nefes Kesti
Ordu İkizce ilçesinden gürül gürül akan ikiz derenin bir yerde birleşerek Akçay'a akan toprak yolda ilki düzenlenen at yarışı il ve ilçelerden gelenlerle oldukça kalabalıktı.
Toprak yol çok sık yağmur yağan ilçede atların çamura batmaması için il mi, ilçe mi hangi belediye bilmiyoruz ancak kum serilerek önlem alındı. Tarih önceden belirlendiği ve Tüm Türkiye'de kuvvetli yağış haftasına denk gelen yağmurlu havaya rağmen at yarışı başarılıydı ancak özellikle araçlarıyla gelenler yarışan atlara çok zor anlar yaşattılar hatta birkaçı dönüşü alamayarak ya savruldu veya düştü yani onca hazırlık kaza yaşanmadan şenlik havasıyla herkesi mutlu etti.
ilki 02 Mayıs 2026 Cuma günü yapılan at yarışında gördüklerimiz, gözlemlediklerimiz ve bir daha ki at yarışında önlem almamız gereken birkaç konu.
İkizce ilçesi kışları nüfusu çok az, baharda fındık bahçelerinde iş başladığı için dışarıdan mevsimlik işçi dahil kapasitesinin üzerinde gelen gidenin olduğu küçük, güzel ve sakin bir ilçe fakat oraya arabasız gelindiğinde durakların neresi olduğu biraz belirsiz. Sadece Ünye otogardan kalkış gösterildiği için Ünye İkizce ilçesi uzak, Terme yakın olduğu halde otogarı uzak. Dışarıdan gelen yabancı olarak uzun yol otobüsleri bile İkizce sapağında indir deseniz bilmiyorlar ve ileriki zamanlarda at yarışları daha katılımlı olabileceğini varsayarsan İkizce tabelası neredeyse at yarışı logo olarak vurulmalı. Ayrıca bu yıl Çalık kardeşler ve ailesinin katkılarıyla 5. yapılan tohum şenliği at yarışından bir gün sonraydı ve ona gelmişken at yarışına da gelen bir sürü kişi vardı bizim gibi. Atları görmek için At ülkesi Özbekistan gibi ülkelere gitmek gerekmiyormuş, yarışlar başta spor kulübü dahil at besleyenler barınma olarak desteklenmeli çünkü at bakmak bir koyun yada inek beslemeye benzemiyor, hayvan daha duygusal olduğu için ilgi istiyor. Nalbantlık bakımı gerekiyor yada atların göz, baş yada sırtlarına semerleri eşek gibi değil daha gösterişli olması gerekiyor.
Yarış başlamadan önce 10'lu yaşlardaki erkek ve kız çocukları kendi aralarında "şu tanıdık beni ata bindirecek" gibi konuşmaları bizzat duymuş biri olarak çoluk çocuk ve gençlerin at sporuna ilgileri büyüktü. Sadece binmek için değil ata binmeyi projelendirerek eğitim vermek en azından dünya petrolsuz kaldığında gidilecek yere atla ulaşılabilir. at sadece düz yol için değil dağ, bayır yada yük içinde kullanılmaktadır. Atın yanında eşek de öğrenilmeli çünkü eşeğin hiç bir masrafı yoktur bulduğu otu yer, karnını doyurur.
Yarış için alana gittiğimizde sağlı sollu araçlar park etmeye çalışıyordu. Bu yarış yapılan yol için çok tehlikeli oldu. Yarış devam ederken başkanlıktan görevliler araç sahiplerini ne kadar uyarsalar da boş araçlarıyla hiç bir uyarıya aldırmadan aracıyla çıkanlar oldu. Bir dahaki yarışta yarış yapılacak alanın tamamı iki taraftan kapatılarak hiç bir araç içeriye alınmamalı. İnsanları kenara çekmek için şeritler baştan çekilmeli.
Karadenizin havasına güvenilmediği için her an yağmur yağabileceğini varsayarak birkaç farklı çadır çekilmeli.
Şemsiye önlemi almış olan ben, davulcu ve zurnacılarının üzerindeki geleneksel elbiseleriyle çalmadan beklerken defalarca ıslandığını hatta at malzemeleri satan kişinin aracının yakınına açtığı çadırı beş dakika araç gelene kadar yağmurda kalmamak için rica ettiğimiz halde "yolda bekleyen var" diyerek yardımcı olmadığını bizzat yaşadık.
Fakat orada onca yağmura rağmen küçük bir araçlara gelerek atların ayaklarına nal çakan kanatsız melek genç bir adam yağmur demedi yaş demedi her yardım isteyene ücretsiz koştu ve "bu yarışta para geçmez" dedi. Bu kişi kimse sadece yarışta kazananlara değil yarış yürüsün diye elinden geleni yapanlara da onur ödülü verilmesi gerekir.
Yarış, Ağaca asılmış koca bir Türk bayrağı altında Fatsa'dan geleneksel giyimleriyle gelen iki davulcunun düm tokmağı ve Çankırı'dan gelen meşhur uzun saçlı, beyaz şapkalı zurnacı Mustafa İpek nefesiyle başladı. İlk karşılama Kaymakamdı ve çal dediklerinde çaldılar zaten bizde dahil zurnacı gelecek diye yarışa gitmiştik.
Atlar ve jokeyleri çağrılarak kayıtlar alındı ve yarışın başlayacağı yere yönlendirildi. Yarışta erkeklerin yanı sıra genç kızlarda vardı. Yarışa katılacak kişiler bir aşağı bir yukarı antrenman yaptılar.
Bu arada ikramlıklar tertemiz bir kapalı kutuda geldi ve et kavurması ile pilav ikram ettiler.
Et ve pilav tam kıvamında ve oldukça lezzetliydi çünkü İkizce, samsun civarında genellikle terme pirinci kullanıldığından özellikle yaprak sarmalarında zor piştiğinden ve biraz çiğ kaldığından bu pilavı yapan aşçı kıvamı tutturmuştu. Herkes doyduktan sonra ilk olarak eşekler yarıştı. Bir süslü eşek baya hızlıydı ve arka kalabalıktan bir ses yanındakine "bu eşek kaç paraysa satın al" diyordu.
Ve yarış başladı nefesler tutuldu fakat yağmurda ha geldi ha gelecek herkes heyecanlı.
Koşu görevli bir araç eşliğinde yapılıyordu ve birinci gelen ilan edildikten sonra eline bir bayrak alarak geri dönüp seyircileri selamlıyordu.
Daha sonra kazananlar ödüller dağıtıldı fakat yarışı biten kişiler yada yarışan kişiyi bekleyip neticeyi gördükten sonra halen yarış devam ederken araçları çıkarıp atların koşularını düşünmeyerek hareket etmeleri yürekleri ağıza getirdi çünkü atlar yarışırken ürkmemeleri için önlerinde hiç bir şey olmamalı hatta davul zurna bile sustu.
Ara sıra bantlardan dışarıya taşmalar oldu ve uyarılar pek işe yaramadı çünkü anons yapanlar ilk başladığı yerden karşıya geçince seyircilerin önünü kapattıkları için herkes görmek için başını uzatınca kalabalık oldukça öne doğru yığıldı ancak atlar önlerinden geçmeden geri çekilmeler mecburiydi çünkü atlar koşarken atları yarışan bir kadına dalgınlıktan bir at feci şekilde çarpacaktı son anda kendini kurtardı.
Kara bulutların döktüğü bol yağmura rağmen yarış çok güzeldi fakat bu bir spor olduğu için atın üzerinde tütün tüttürenlerde yok değildi.
Yarışın yapılmadan önce topluma duyarlı bazı kuralları olmalı mesela alan içinde araç park etmemek, spor yapanların tütün içmemesi, seyircilerin çekim yapanlar haricinde çekilen bantın dışına çıkmaması ve en önemlisi de Resmi misafirler ile davulcu ve zurnacılara oturacak yer ayrılması çünkü çalmadıklarında üzerlerindeki giysiler ve davulları oldukça ağır, yağmur aldığında taşımak mümkün değil. Sanatçı kardeşlerimizin bir değeri olmalı.
Daha da önemlisi bize at yarışını duyuran tohum şenlikçileriydi ve bir gün arayla yapıldığında dışarıdan gelen bizlerin görmesine ve böylelikle yazılarak katkı sunulmasına vesile olur.
Her çalışma başlangıçta istenmediği halde bazı aksaklıklara sebep olsa da sonuç mükemmeldi. Hiç bir çalışma daha iyidir diye birşey yok böyle at sporları özellikle gençleri yetiştirmek için mükemmel bir fırsat ve bazı tecrübeli kişilere eğitim fırsatı vermektedir.
Bir dahaki sefere daha ses getireceğine inanıyoruz.
Teşekkürler İkizce Atlı Spor kulübü bakanlığı ve atlarını alıp gelen yarışan jokeyler. Kazanmaktan öte katılmak ayrıcalıktır. Bizim ödüllerimiz hepinize.
Her zaman eleştiriye açık olmalı ve iyilik güzelliğe doğru yol almalıyız.
https://www.youtube.com/watch?v=2ESQUXc3Y7E
Yazan; Kültür habercisi; Deniz Kakanaş
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap