Geçmişin Gölgesinde Kayseri Eski Meclisi
1893 yılında "Derece-i Ula Mekteb-i Külliyesi İdadisi" olarak kurulan ve 1927 yılında
Kayseri lisesi olarak devam eden okul, şimdilerde müze olarak kullanılmaktadır. https://www.youtube.com/watch?v=23fZyD0yGJs
Okul, tarihi bir yapının yanında geçmişte çok hareketli günler yaşayan ve birçok tanınmış kişi yetiştirdiği için gündemden hiç bir zaman düşmemektedir.
Müze, 65 yaş üzerine ücretsizdir ancak 2023 yılı itibariyle girişler müze kartıyla değil on lira karşılığında girişler yapılabilmektedir.
Okullarımızda bir çoğunda tarihimizi tam olarak bilmeyen, böyle yerleri dolaşsalar bile anlam/sız bir gençlik yetişmektedir. Gençlerin merak edip, sorup soruşturmadıkları hatta gülüp geçtikleri böyle yerlerde, sanki geçmişin hararetli sesleri can çeşircesine acı vermektedir.
İşte yıllar sonra yaşanmış herşeyin üzerine birkaç söz söyleme vakti bize gelmiş olsa da, bunca can verilmiş Türkiye topraklarında herkesin birşeylerden şikayetçi olduğu durumlardan ötürü odaklanamamış birçok konu bulunmaktadır.
Mesela; onca verilen kararlar, kaybedilen canlardan sonra bugün dünyada istenilen yerde miyiz?
Bugün siyaset ve siyasetçi, insan sağlığı, eğitimi veya geliştirmek için mi çalışıyor yoksa kendileri veya çevreleri için mi?
Birbirine zır düşünceler, inanaçlar, iteleme, öteleme gibi zamanında olması gerektiği gibi değil de, iş işten geçtikten sonra yaptıklarında istenilen verim alınabiliyor mu?
Dünyayı iyileştirmenin yolu bir yandan ekip, dikip sonrasında kızdıklarında vahşileşerek yapılanları bir çizgide silmek nasıl bir tarzdır bunu düzeltmenin yolu yok mu?
Neden insanlar birbirini sevmiyor, çekemiyor, hırpalıyor ve yok etmeye çalışıyorlar. Yok ettiklerinden sonra kendileri de yok olmayacaklar mı?
İnsanlarla neden oyun oynuyorlar?
neden insanları rahat bırakmıyorlar?
Neden iyilerle kötüleri ayırmıyorlar da kötülükleri iyi niyetli insanların üzerine salıyorlar.
Yetmedi mi insanlara çektirdikleri büyük acı ve ağrılar?
İnsanoğlundan istedikleri ne
insanların dünyadan bekledikleri ne?
Hepimize yetecek kadar yiyecek, içecek, ev, ocak varken, insan isterse bir lokma ile doyabiliyorken kaygı, korku salmak kimin işine yarıyor.
Meclisten haykırıyoruz...
Bu yapılanlar hiç kimsenin yanına kalmayacak, her zaman iyilik ve doğruluk kazanacak.
Bedeli ne olursa olsun insanlık elbette güzelliklere kavuşacak.
Meclis kürüsüsünden son sözümüz şu;
Elbirliği, dilbirliği, güçbirliğiyle dayanışması kazandıracak.
İnsanlığı kurtaracak...
İşte Kayseri meclisinde Kilikya Habercisinin kültürel manifestosu
https://www.youtube.com/watch?v=XiXGGiwdUxA
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap