Antakya'daki Artık Bu Erik Ağacı Yaşamıyor
Türkiye'nin birçok yerinde oldukça fazla meyve ağaçları vardır. Hiç bir bakım istemeden öylesine meyve veriler ki bazı çeşitler, çoğu dalında kalarak kurda kuşa yem olurlar.
Erik çeşitleri ilk meyve verdiklerinde can erik gibi ekşimsi tadı olduğunda turfanda çok pahalıya satılır ancak olgunlaştıkça kuş yenikleri yüzünden sinek çekerler. Sadece erik değil dut, üzüm gibi tatlıdan öte tatlımsı meyveler arı, karınca, kulak böceği ve kara sinek çekerler. Ayrıca olgunlaştıkça dibine dökülen meyveler daha çok böcek çektiği için etrafındaki insanlar ağaçtan kurtulmak için her yolu denerler.
Oysa bu yöntem ağacın doğal döngüsüdür. yere düşen meyveler toprakla buluştuğu gibi çillenerek ağacın yavrusunu oluşturarak ağacın yerine geçmek için büyürler yani her ağaç yavrusunu yerine yetiştirmeden ölmez ancak bazen zamansız şekilde bahçe sahipleri tarafından meyve veren ağaç hiç acımadan kesilerek yok edilir.
Oysa bir köy vardır iç Anadolu'da tek bir dal kesemezsiniz, uğursuzluk sayılır.
Her nerede olursa olsun ağaç kesmek insani değildir özellikle meyve veriyorsa. ağaç kesmenin belli başlı şartları vardır. Kurumaya yüz tutsa bile derin budama, olmuyorsa dalından başka ağaca aşılama gibi yöntemlerle meyvenin çoğaltılması gerekirken tamamen çeşitleri yok etmeye hiç bir insanın hakkı yoktur.
Yıkar yoksa insanın başına dünyayı. Kıtlığı, yokluğu yaşatır. Tek bir tanesine muhtaç kalır insanoğlu.
Bu erik ağacı Antakya Samandağı Tomruksuyu mevkisindeydi ve mor öresi rengi, çok lezzetli kıpkırmızı içi vardı. Kesilmiş, yaşamıyormuş artık. Erik ağaçları baharda badem gibi ilk açanlardan olduğu için arı çeken bir meyve olduğundan incir gibi yetiştirmesi de kolay olduğundan mutlaka yaban hayat için olmalıdır ancak şimdi bu ağaçtan artık eser yok, yaşamına son verildi.
Yaşasaydı ne olurdu, doyururdu en azından.
Çokluktan yokluğa düşen insanoğlu bir gün bu elleriyle yok edişlerin cezasını çok ağır ödeyecek.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap