Image

Binboğa Dağlarının Eteğindeki Dallıkavak Köyünden Mantar Kurutması

Mantarlar baharda ve sonbahardaki nemli havalarda ortaya çıkar, çeşitleriyle sofralara lezzet sunarlar.
Kayseri Sarız bin boğa dağlarının eteklerinde bulunan Dallıkavak köy, sadece mantar değil dağdan inen bolca su olduğundan birçok alabalık tesisi kurulmuş bir yöredir. Dolayısıyla alabalık tesisleri ızgara balık sunarlar. Nehirlerinden akan sularda aynı Artvin'deki gibi kırmızı alabalık bulunmaktadır ancak tutulması yasaktır.
Dallı kavak köyünde evler birbirine uzak, arazilerde aileler arasında bölüşülmüş fakat çok kişi Avrupa'ya kapak attığı için kendi köyüne ancak sınırlı zamanda gelebilmekte, özlemle çekip gitmekteler.
Dağ eteğinde olduğu için bahardaki çiçeklerin rengarenk serilmesinden dolayı arıcıların kendi yörelerinde çiçekler bittiğinde buralara gelmesi kaçınılmaz oluyor çünkü tamamen doğal ve şehre uzak olduğu için bakir kalmış, iyi ki kalmış yoksa bu dağa, suya göz koyan kişiler olabilirdi.
Barajlarla tutulan sular yüzünden kaybedilen birçok dere yüzünden kırmızı alabalıkların hayatı tehlikede aslında. balık yenecek kadar yakalamakla bitmez fakat susuz boğulup yok olabilir.
Dallıkavak köyünde bu yıl muhtar adayı olmak isteyen aile reisi, ziyaret sonrasında bir dizi ipe geçirilmiş mantar verdi. Bir aşçıya bu o kadar önemli bir jestti ki, özellikle ipe dizilerek kurutma havasının güzelliğiydi oysa mantarın neredeyse tamamı sudan ibarettir.
En düşündürücü olansa köylerdeki insanların böyle cennet köşesinde bile hastalıkları. Çünkü büyüyen çocuklar eğitimli olup üniversite bitirseler de işsizler, traktör gibi araç gereçleri olmayanlar tarıma odaklanıp para kazanmıyorlar, tarlasına yonca gibi yiyecek dikmeyense hayvancılık yapmıyorlar.
Herşey ellerindeyken hiç bir şey yapamamak böyle bir şey galiba. Şehirli bir metre kare toprak almak için ömrü boyunca çalışıyor, köylü artık milletin efendiliğinden vazgeçmiş.
Moraller bozuk.
Olansa elbette ki annelere oluyor.