Siyasetçilerden İsraf değil. Yerli ve Milli Manifesto Bekliyoruz
Siyaset, seçmen ve seçilenler. Ağzınızdan çıkan vaatlere Dikkat;
Türkiye 2024 yılına girer girmez seçim çalışmalarına odaklandı fakat karşılıklı talep ve istekler arasındaki ince çizgiye dikkat çekilmesi gerek.
Mart ayındaki seçimler Belediye ve muhtarlık seçimleridir.
Muhtarlıkların mahallelere son depremde çok faydası olmadı çünkü ellerinde herhangi bir felakette özellikle büyük depremde tek bir maaşla bile alabilecekleri kazma kürekleri yoktu. Çalışkan, üretken ve alternatifleri olan muhtarları hariç. Türkiye en zor sınavını verdi depremde. Çok zor günler yaşandı yıl boyunca. Kayıplar, yaralanan insanların çektikleri büyük acılar, yıkılan enkazlar, bunların kaldırılması, insanların barınması, korunması, doyurulması, yeniden yaşama devam ettirilmeleri için yapıların yapılması gibi.
Bir kötü niyetin askerimizden tutun, yardım kuruluşlarına kadar herkese zararı var. Ekonomiye de, herşeye.
Maddi ve manevi yıprandı Türkiye. Daha güçlü ayağa kalkmak için artık yeni dünya düzeniyle baş edecek bilgili, başarılı liderlere ihtiyaç var bu muhtar bile olsa.
İstenmeyen en önemli konuların başında adayların siyasi partilerin istediği kişiler.
Eskiden isteyen herkes kimden, hangi partiden olursa girebiliyordu yani parti seviliyor aday sevilmiyor bu yüzden siyasette kaybedenler buna bir çözüm bulması gerekli.
Zaten siyasette adaylık, halka hizmette yarış değil mi?
Hangi parti düşüncesi kendisine yakın geliyorsa ondan aday olur, yapmak istediği projelerini sunar, kazanırsa partinin masasına oturur anlaşarak dayanışmayla çalışılır. Ancak siyasi çekişmelerden adaylar, aday gösterilip seçilenler, tekrar adaylık isteyip küsenler hatta karşılarına geçip parti kuran ve bir zamanlar en yüksek mevkiden liderlik yaptıkları partileri kötüleyip bir şeyler kazanacağını umanlar, falan filan.
Böyle bir öneri sunulduğunda bağımsız adaylık söz konusu oluyor ancak bir yarıştan iktidar ve muhalefet imkânları kullananlarla, tek bir başarılı kişinin çıkıp yarışması mümkün mü? Onların kullandığı masrafların ücretini kim ödüyor, halk yada seçildiklerinde ihalelerin peşinde koşanlar. Burada hak ve haksızlık olmaması için belli sınırlamaların kalkması gerekiyor.
Gelecekte bunların acılarını çekecek yine halk, yapan yapacağını yapıyor sonra çekip gidiyor.
Bunca yetkiyi belediyeye vermek doğru değil, bazen onlarda seçmenine danışmalı çünkü amaç zaten iyilik, doğruluk ve güzelliğin dönüşümü değil mi?
Siyaset kazanı kaynıyor ancak bu hiç kimseyi doyurmuyor. İnsanlara ve insanlığa hiç bir katkı sunmuyor.
Genellikle yıllardan beri belediyelerden söylenmesinden bıkıldığı talepler
-Belediye başkan adayı yada seçilmişlerden en büyük talep siyaset üstü çalışmaları, kapılarının parti gözetmeksizin herkese açık olması çünkü zaten o kamusal alanlar halkın katkılarıyla dönüyor. Herkes rahatlıkla belediyeye bir merhaba demeli belki belediyenin kişiye, kişinin belediyeye katkısı dokunur.
-Sokaklarda yürüyen insanlara saldıran köpeklere belediyelerin barınakları
-Seçimlerde halkın istemediği, siyasetçilerin kolayına geldiği aday gösterme durumu.
Belediyelerin çöp gibi ayrıştırmalara dahil olarak kazanca ortak olması istenmeyen şeylerden mesela kazanç kalemi çok olduğu halde mahalle esnafla bir çalışma yapıp yer sağlamak, aynı işletmeye yanında ruhsat vermemek, işlerini kolaylaştırmak yerine ben daha ucuza yaparım mantığıyla yığınla insanı işe alması da bir siyasi sözdür ve belediyelerin ödeme yükünü çoğaltır.
Zaten son günlerde çıkan yasayla çevreyi kirletmek yasaklandı ve çok büyük cezaları var.
Belediyeler bağlı ulaşım çok önemli özellikle taksi ve otobüslerin bakıma alınması, sürücülerin eğitilmesi yani yolcuların da içinde olduğu uyum eğitimleri verilmesi hepimize katkı sağlar.
Toplumsal yaşamda kavga yerine konuşmayı, çözüm bulmayı düşünmek erdemliktir. Söz verip kaçmaksa korkaklıktır. Şehrin en yetkili kurumları muhtar, kaymakam ve belediyedir. Bir konu yada olay varsa insanlar uzlaşabilir. kötülük yapmak ve davranmaksa kötülüğü doğurur.
Fotoğraf, Ankara Çankayadaki seçim gününden Çankaya ilköğretime gelecek siyasi büyükler, ulusal, uluslararası ve yerel basın hazırlığında beklemede.
Herşeyin güzel olması için iyilik dayanışması şart.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap