Image

İlkbahar'ın Müjdecisi Çiğdem, Kırmızı ve Ağlayan Ters Laleler Açmaya Başladı

Doğa kış uykusundan uyanmaya başladığında ilk soğanlı bitkilerden çiğdemle kendisini gösterir.
Çiğdemi sahiplenmiş başkentimiz gibi birçok yer, köküyle alarak soğanından her yıl geleneksel pilavını yapar.
Endemik çiçeklerin doğadan koparılması yasaktır hatta çok büyük para cezaları vardır ancak, bir iken kendiliğinden birçok kök  veren soğanlı bitkileri çiğdem gibi kökleri yenenleri alırken seyrelterek alırsak kökü kurumaz. Yenmeyen lale, ters lale, şakayık, safran, salep kökü  gibi bitkileri kökleri ekildiğinde kendiliğinden yavrular. Bu soğanlı, yabani orkide kökleri kış uykusunda köklere zarar vermeden alınarak ayrı yerlere alınarak tohum çoğaltması yapılır.
Bu bitkilerin ayırması yapılmasa bile çiçeklerin tozlaştırmasını yapan arı, tohumları taşıyan kuş, sel afetleri, rüzgar gibi etkenlerle taşınarak başka diyarlarda uygun koşul bulduklarında filiz atarlar fakat gözlemlediğimiz kadarıyla toprak altındaki sporlar mucizevi bir şekilde taşınarak aynı çiçek ekilmese bile kök salmaktadır.
Ardından havadaki nem ve ısıyı yakalayan kökü soğanlı bitkilerden lale cinslerinin tamamı önce ısınan yerde daha sonra sıcakların geç geldiği yaylalarda sırasına göre açarak doğayı rengarenk cennet bahçesine çeviriler.
Baharla ilgili “Her kışın bir baharı vardır” sözü bu vesileyle söylenmiştir.
Bahar, aynı zamanda mitolojide her şeyin yeni bir başlangıcıdır.
Dalından koparmayı bırakalım, sevmeye kıyamadığım laleler açtı.
Bir hafta on gün içinde ısıyı yakalayan yöreler gelin gibi süslenecekler ve Nisan ayında her yıl olduğu gibi deprem felaketinden erteleme yapılmazsa, Sultanahmet’e canlı lale halısı serilecek, lale festivalleri yapılacak. Kullanılan bu laleler de bir zamanlar başka ülkeye verdiğimiz ithal gelenler veya son yıllarda Konya ilinde lale tarlaları vardı, doğadan alınmış değil özel yetiştirilenlerdi.


Yazar; Gezgin, Kültür Araştırmacısı ve Habercisi, Deniz Kakanaş

Haberciden, İyilik, Güzellik ve Doğruluk haberciliği