Hoş Geldin Ey Şehr-i Ramazan
İnanan Müslüman için oruç tutmak,
İslâm'ın 5 şartından biridir.
Ramazan ayı bu beş şartını yaşatan tek aydır.
Bazı ülkeler özellikle Arap ülkeleri veya Araplar, oruca güneş takvimiyle bir
yada iki gün önce başlarlar, dolayısıyla bayrama da erken girerler.
Bazen de üç aylar boyunca veya bir gün öncesi karşılama oruçları tutarlar.
On bir ayın
sultanı diye tanımlanan ve islâm dünyasında müslümanların en kıymetli diye
tabir ettikleri RAMAZAN AYI, sadece aç kalarak oruç tutma ayı değildir.
Vakit bulup doğru öğrenemediğimiz veya birçoğunu yanlış öğrendiğimiz İslam
dininin, insanlığa bedensel ve ruhsal olarak tamamlanmak için hediye ettiği en
faydalı ay, RAMAZAN AYIDIR.
Edep ibadetin olmazsa olmazlarındandır.
Ramazan
ayında oruç tutmayanlar veya farklı dinlerden olan kişiler, alkol alıyorsa ay
boyunca bırakır,, oruç tutan kişilerin gözünün önünde yiyip içmeyerek saygıda
bulunurlar. Saygı sadece bununla kalmaz. Oruç sadece aç kalarak tutulmaz. Orucun
yanında insan hakkına giren yanlış hareketler, yalan küfür, dedikodu gibi günah
olarak bilinen tüm kötülüklerden uzak durulur, küsler barışır, davranışlarına
geçici süre de olsa dikkat ederler.
Oruç tutarak beden sağlığına çeki düzen vermek, tokluğun verdiği neme lazım
durumundan kurtulmak, kötü düşüncelerden veya işlerden arınmak için nefsi
terbiye etmek, er gün sofraya misafir davet ederek yoksul doyurmak, yaşlılara
yardım etmek gibi.
FİTRE ve ZEKAT
Sağlığı
elvermeyen hasta kişiler, yaşlılar ve kadınların ay içindeki regl dönemlerinde
oruç tutulmaz. Oruç tutamayan kişiler ya yerine oruç tutarlar veya her oruç
günü için en az bir insanı sabahtan akşama kadar doyuracak şekilde hesaplanmış
belli bir miktar fitre verirler.
Oruç
tutamadıkları gün yerine yıl içinde oruç tutabilir veya yerine günlü bir
insanın doyabileceği kadar fitre verebilirler.
30 gün
tutulan oruçtan sonra bayramda aç ve muhtaçlara yardım etme, yetimlere yardım
etme ayıdır. Sağlığı el vermediği için oruç tutamayan kişilerin her güne belirlenen
fitreyi öksüz, yetim veya kimsesiz yaşlılara vererek sevindirmek gibi.
Genellikle İslam’ın 5 şartından bir diğeri de Zekat vermektir.
Bu Fitre ve zekat gibi hayırlar bu ayda yapılmaktadır. Yani kötülüklerden
çekilerek kendimizi terbiye etme ve iyilik mayamızı çoğaltma ayıdır.
ORUÇ TUTACAK KİŞİLERDE ARANA ŞARTLAR
Öncelikle
oruç tutacak kişi sağlıklı, aklı başında olmalı. Şuuru olmayan, sağlığı bozuk
ve çok yaşlı kişiler oruç tutamazlar.
Gusül abdesti oruç tutmak için şarttır mesela ay hali olan kadınlar kanama
boyunca oruç tutamazlar bittiğinde gusül abdesti alarak oruca niyet
edebilirler.
Fitre her yıl din işleri başkanlığından yapılsa da ucu açıktır istenilen
miktarda verilebilir, para yoksa yerine bir yoksul doyurulabilir.
Bir
müslümana sadece temizlik yetmez necaset gibi tuvalet pisliğinin sıçramaması
için çok dikkat edilmelidir.
Ülkemizde ilk Tıbbıyelilerden bir doktor duayenimizin söylediğine göre,
Türkiyemizde taharet -abdest- duş alışkanlığı yüzünden anüs kanseri yok denecek
kadar azdır ve en ücra köyde bile tuvalette su dolu bir ibrik bulunur, derdi.
Ayrıca tuvalet gibi yerlerde kullanılan veya yer silinen kaplarda asla yemek
pişirilmez. Cinsel ilişki gibi orucu bozacak yakınlaşmalardan uzak durulur,
oruç açtıktan sonra dinde hiç bir şekilde birliktelikte kısıtlama yoktur.
Yuvayı kurtaran en önemli kural kadın erkek muhabbetidir. Bu ramazan boyunca
değil hayat boyu saygı çerçevesinde zorla değil tutkuyla olmalıdır.
SAHUR
Eski ramazanlarda ay boyunca bazen tüm gece eş
dostla hazırlıklar yapılarak sahura kadar oturulur. Kağıt oyunları dahil,
Hacivat veya Karagöz gibi oyunlarla zaman geçirilir.
Ramazan
boyunca insanları gece uyandırmak için davul çalınır ve bu davul çalınması
uyanmak istemeyen bazı kişiler veya yaşlılar tarafından istenmese de bu bir
gelenektir, çocukların en çok sevdiği ve beklediği şey davulcudur.
Sahurda hazırlanan yemekler genellikle tok tutan hamur işleri veya
kahvaltılıklardır.
Sabah ezanı okunmadan önce imsakiye takvimindeki saate göre niyet edilir ve
ağız çalkalandıktan sonra şafak vakti beklenerek sabah ezanıyla , namaz kılınır
ve oruç böylelikle başlamış olur.
ORUÇ NASIL TUTULUR
Gün boyunca akşam ezanına kadar su içilmez, sakız çiğnenmez, yemek yenmez,
dille bile olsa yemeğin tadına bakılmaz, ağıza veya kulaktan su girmesi
muhtemel olan yüzme gibi sporlar yapılmaz ancak duş alınması orucu bozmadığı
gibi (yapılmaması gereken mekruh olarak bilinir) temizlik ve gusül- abdest
müslümanlığın en önemli şartlarındandır.
KURANI KERİM ve HATİM
Gün vakit namazlar dışında Ramazan, ibadet ayı olduğundan evlerde veya
camilerde Kuranı Kerim başından sonuna kadar okunarak hatim edilir, bol bol
Allah diyerek tespihler çekilir, dualar edilir.
Kutsal kitabımız Kuranı Kerim dokunarak abdestsiz okuma, belden aşağı tutulmaz, ibadet eden kişiler
kıyafetlerindeki temizlik ve örtüye dikkat ederek cüz, cüz okuyarak hatim
indirip geçmişlerinde kaybettiklerine yada niyet ettikleri dilekleri için
bağışlarlar.
Bazı kişiler camileri, türbeleri dolaşır dua ederler, bazıları geleneksel iftar
açma gibi türbe önlerinde oruç açarlar.
RAMAZAN AYININ EN ETKİLİ İBADETİ
“İTİKAF” tır.
Anlaşıldığı
gibi oruç tutmanın anlamı insanın kendi kendisini terbiye etmesidir.
Ramazan
ayında çok kişi bilmez fakat insan terbiyesinde itikafa çekilerek yani
günahlardan arınma vardır. Kişi bunu dünyalık çok şeyden çekilerek az yer, az
konuşur ve zamanın tamamını ibadet içinde geçirir. Bu hiçbir şekilde dindarlık
değil, gerekliliktir. Benzer terapiler meditasyonla yapılır.
Bazen insan böyle arınmaları hangi dinde olursa olsun yaşamalıdır.
İFTAR
Akşama doğru
yemek hazırlıkları başlar ve başlangıç olarak çorba mutlaka bulunur. Ardından
sulu bir yemekle pilav veya makarna. Yanında hazmı kolaylaştırmak için hoşaf
veya salata gibi tamamlayıcılar. Ardından gelen sütlü tatlı güllaç veya baklava
gibi tatlılarımızla istemesek de çok yediren çeşitli sofralar kurulur ve en son
çayla veya kahveyle yemek sonlandırılır.
İftar
sofrasında mutlaka bir misafir veya yoksul kişiler ağırlanarak veya davet
edilen yerlere giderek sofra bereketlendirilir.
Akşam ezanı
okunmadan hemen önce bazı illerde top atışları duyulur, ardından ezan okunur ve
su, hurma yada zeytin ile başlanarak
iftar açılır.
İftar
sofrası o kadar zengindir ki çorbayla başlar, ana yemek, etli pilav, dolma, su
böreği gibi börek, çeşit çeşit salata, cacık, özellikle üzüm hoşafı gibi
hazmettirciler ve arkasından olmazsa olmaz baklava, revani, şekerpare gibi ağır, güllaç gibi süslenmiş sütlü tatlılar
saymakla bitmez. Keşkül, helva gibi enfes tatlılarda sıraya dizilirler. Hazmetmek içinse, çok zorluk çekilir.
En sağlıklı başlangıç besin değeri yüksek sulu çorbamsı yemeklerdir.
Az yemek sağlıklıdır, çok yemek ruhu ve mideyi yorar.
Elbette ki, evdeki iftardan dışarıya çıkıldığında lokantalarda Türk yemekleri
göz kamaştırır, bazı yerlerde bendirle fasıllar eşliğinde yemek yenir.
Çok kişi birbirini ağırlar.
Kurumsal bazı yerlerse toplu iftarlar verir.
eskiden düğünlerde, cenazelerde yada
Toplu
iftarların birçoğu yarış içinde yemek verir fakat ramazan ayını hiç bir temsil
etmez ve hazır tabldot yemek ramazan geleneğine hiçbir şekilde uygun değildir.
Ramazan ayı
birbirini tanımayan kişilerin izdiham şeklinde sadece karnını doyurma ayı
değildir.
eğlence ve
curcuna asla değildir. Gösterişler ramazan ayına uygun değildir.
İbadeti
yapmış olmak için değil, düzgün niyetle yapılan ibadet kabul edilir.
Ramazan
ayında hem kendimiz hem de toplum için yapılan hayırlı ibadetleri ,Allah kabul
etsin.
Ne mutlu
başarabilene...Vicdanla aklın, ibadetle hareketin birlikteliğine.
TERAVİH NAMAZI
Akşam iftar
sofrası telaşı bittikten sonra ardından çay içilmesi gelenekseldir.
Sanırım meyveye yer kalmamıştır.
Yatsı
namazıyla birlikte genellikle genç yaşlı, çoluk çocuk hep birlikte teravih
namazına gidilir.
Çocuklar
büyüklerin elinden tutarak böylelikle camiyi tanırlar.
BAYRAM ve
BAYRAM NAMAZI
Ayrıca ramazan boyunca tutulan oruçtan sonra bayram için alışveriş yapılarak,
ailenin veya mahallenin büyük abileri-gençleri toplu olarak yeni elbise giymiş
çocukları toplayarak bayram namazına götürürler ve cami çıkışında el öpmeye
başlayan çocuklar para veya şeker toplarlar.
Bu geleneğimiz bayram boyunca devam eder ancak DİKKAT;
Çocukları kötülüklerden sakınmak için her kapıyı çalmamaları veya yabancı
kişilerle muhatap olmamaları için dikkatlice korumalıyız. Kötü niyetli insanlar
çocuklara zarar verebilir.
Ay boyunca davul çalan kişi bayramda davulla birlikte maniler okuyarak bahşiş
toplarlardı.
Harçlıklar öncesinden hazırlanırdı.
Son olarak;
Bunca güzelliği yaşamak için bile oruç tutulur. küçük çocuklar eskiden büyüklerle kalkarlar, kuyruğundan tutuyoruz derlerdi.
Çocukların en sevdiği ve unutamadıkları hatıralar davulcuları beklemekti.
Her şeyde olduğu gibi seneye de buluşma üzere.
Eski ramazanlar bambaşkaydı.
Yazar; Gezgin, Kültür Araştırmacısı ve Habercisi, Deniz Kakanaş
Haberciden, İyilik, Güzellik ve Doğruluk haberciliği
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap