Image

Bakir Turizmin Gözdesi Kuzey Irak

Ortadoğu dendiğindeyse İran, Suriye, bazı Arap ülkeleri ve Türkiye’ nin bağlı bulunduğu sınırları içine girer

Türkiye ile sınır olan Kuzey Irak sıcak, hatta sımsıcak bir ülke.

Cehennem gibi sıcak ülkelerde üretilen ürünler hemen hemen aynı. Gündüzler çok sıcak olduğu için sakindir. Akşam güneş batmaya başladığındaysa hareketlilik başlar. Gün aydınlığı gece yarısından birkaç saat sonra çok erken başlar. 

Irak Habur sınır kapısından girildiğinde Zakho,(Zaho) Dohok, Erbil, Süleymaniye, Musul, Bağdat gibi birçok şehir olağanüstü nostalji yaşatıyor mesela halen keçi sütünden çeşit çeşit kaymaklar, alüminyum taslar içinde muhteşem kaymaklı keçi yoğurtlar ve yumurtası içinde köy tavukları enfes lezzette.

Genellikle serin şeyler tercih edilir.

Yemek kültürü Arap kültürüne yakın sayılır.

En meşhur yemek özel pirinçleriyle yaptıkları safranlı etli pilav…Halep ekmekleri arasında lokma şeklinde iniyor boğazını sevenlerin midesine. İşin ilginç yani yasmin pirinci olarak bildiğimiz pirinç yerine onlarda bizim baldo pirinçlerimizi seviyorlar.

Cehennem gibi sıcakta kızgın fırınlarda tek tek kulaklı gibi yapılan ekmeklerse birçok yemeğin vazgeçilmezi bilhassa Suriyelilerin çiğ nohut rondosundan yağ içinde delikli mücverleri ve patlıcan kızartmaları biraz salçalı tiritle ıslatıldı mı en büyük lezzetleri.

Aslına bakıldığında etli her şey, nohuttan humusa, bolca meze, bazıları safranla bazıları gıda boyasıyla sarartılmış turşular ve kuruyemişler, renklendirilmiş mısır patlakları kültürün bir parçası.

geçmişe baktığımızda Türk mutfağında bırakılmış veya kaybolmuş birçok çeşide oralarda rastlayabiliyoruz mesela eskiden küçük siyah çekirdekler vardı, halen var…

Safranla diyorlar fakat sarı gıda boyasıyla boyanmış çeşit çeşit turşular, renkli mısır patlakları, 

İlginç yuvarlak tasarımıyla köprü-yolları sanki dönüp dolaşıp geleceğin yer aynı der gibi döner dolaşır aynı yere gelir insan. Geleneksel mimariye sahip her biri birbirinden farklı evlerin bulunduğu tüm sokakları, sıcak ülke olduğu için derinlemesine karanlık ve serin odaları antik şehri anımsatıyor.

Tüm cadde ve sokaklar hatta dükkan ve bina içlerine kadar heryer neredeyse kameralarla dolu tıpkı kendinizi her an gözetleniyor hissi veriyor insana.. Çok sıkı güvenlik önlemleri varmış gibi görülebilir ancak insan nedense onca kameranın altında kendisini çok özgür hissediyor. 

Sıcak bir ülke olduğu için soğutmak için elektrikli ve su klimaları gürültünün envai çeşidini yaşatıyor insana özellikle özel elektrik verilen yere yakınsanız

İnsanların kafası rahat, işle ilgili bile olsa bir koşuşturmaca yok.

Cuma ve Cumartesi günleri izinliler ve her yer tatil.

Sakin şehirler diyebiliriz aslında ancak tatil olduğunda erbil kalesinde kurulan pazarda aradığınız herşeyi bulabilirsiniz. Hırsızlık yok denecek kadar az hatta para borsasında desteler dolusu dolar ve dinarlar ortalarda açıkta duruyor. Kapılar kilitli değil buna inanın.

Özellikle Türkiye’yi çok seviyorlar çünkü ticaret bağı çok güçlü.

Kıyafet kısıtlaması yok. Güzellik sektörünün oldukça kazandıran tarafı kadınların çok bakımlı olması yani güzelliğe oldukça çok para harcadıkları gibi sanki her gün düğüne gidiyorlarmış gibi ışıl ışıl giyiniyorlar.

Modern dünyanın kalabalığından uzakta gülen gözlerle bir kişinin selam vermesi oldukça özel.

İnanın gidince ayrılamayacaksınız o kadar güzel.

Bir ay boyunca vizesiz kalınan ülkelerden. Sadece kapıdan girerken az miktarda bir pul parası ödeniyor ancak ikamesi olanlar ödemiyor.

Yazar; Gezgin, Kültür Araştırmacısı ve Habercisi, Deniz Kakanaş
Haberciden, İyilik, Güzellik ve Doğruluk haberciliği