Antakya Depreminde Kaybettiğimiz Canlarla Geçmişte Kalan Paskalya Bayramı Sofrası
Antakya'da çok çeşitli inançların yanı sıra bayramları da var.
Bazıları birbirine yakın kutlamalar yaparlar fakat her yıl bayram günü aynen ramazan oruçları gibi farklı bir takvimle yol alındığından farklılık göstermektedir.
İnançlararası saygıysa çok büyüktür mesela halka tatlısı ve şam tatlısı çalıştığım yerdeki usta 40 gün boyunca Lent döneminde hayvansal ürün yani protein tüketmeyen paskalya orucundaki halk için şam tatlısına eklediği ayran yerine su kullanırdı.
Sonradan benimsenen renkli yumurtalarsa kültürün farklı yanı.
Doğanın uyanışını, baharın geldiğini temsil eder bir nevi nevruz gibi.
Süslü yumurta hediyeleşmesiyse gelenekseldir.
Ayrıca paskalya çöreği en çok bilinendir evlerde pişer.
Öyle çok çeşitlilik vardır ki her yöre farklı kutlar.
Ukrayna da paskalya bayramını savaş yıkıntıları arasında kutladı.
Yaşanmış hazin bir anı;
Müslüman olarak merak ettiğim çeşitli dinleri ziyaret etmek istediğimden bir pazar günü ayinlerine katılmak üzere abdestimi alıp Rum Ortodoks kilisesinin kapısını çalmıştım.
Kapı kapalıydı ve sonradan adını öğrendiğim Hanna kilisenin sadece Hristiyanlara açık olduğunu söyleyerek kapıyı açmadı.
Kapının önündeki merdivenlere oturup gözyaşları içinde Allaha dert yanmıştım "Neden bu duvarlar" diye.
Sessizce ağladıktan sonra hiç birşey söylemeden geri döndüm ve Rum olan arkadaşlardan destek alarak bir sonraki haftaya arkadaşlarla gitmiştim.
Hanna ayin sırasında halkın can güvenliğini korumak için tanımadık kişileri almadıklarını söyleyerek üzgün olduğunu bildirdi. Ben de kendisine kalbimi kırdığını söyledim, aldırmadan yürüdü gitti.
Daha sonra Altınözün'de Kıddes ekmeği kültürünü çalıştıktan sonra hiç maya kullanılmaması gereken ekmeği sormak için bu ekmeği yapanları aramaya koyulmuş, kilisenin arkasındaki Mari ile görüşmüştüm.
Bu konularda tecrübeli bir kadının evine gittik ve evinin bir köşesinde Ağlayan bir Meryemana köşesi vardı. Doğru bilgileri aldıktan sonra elimdeki ekmeği dağıtmak için kiliseye gittim ve Hanna'yı sordum ancak çok yakın zamanda hayatını kaybetmiş bu sefer bir kez daha kalbim kırıldı çünkü artık her gördüğünde bana başıyla da olsa selam veriyordu. Kıddes ekmeğini Hanna hayrına dağıtmış olduk yerine de arkadaşım geçmiş.
Paskalya sabahında Kilisede görevli arkadaşımla ailesinin evine davetliydim sofrayı, ikramlıkları merak ediyordum.
Sofrada minik köftelerle yapılmış sade yani beyaz renkte bir pirinç çorbası vardı, gelenekselmiş.
Yağda kızarmış içli köfte, salata vardı.
Ardından arkadaşım çiçeksuyuyla yapılmış baden kurabiyesiyle vişne likörü ikram etti.
Şimdi bu arkadaşım eşini, iki yetişkin üniversite mezunu çocuğunu ve annesini depremde kaybetmiş.
Evleri kiliseye yakın yerdeydi.
Herşey hatıralarda kaldı aynı ateş, kül ve rüzgar gibi savruldu çok şey.
Yazar; Gezgin, Kültür Araştırmacısı ve Habercisi, Deniz Kakanaş
Haberciden, İyilik, Güzellik ve Doğruluk haberciliği
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap