Image

Yaşlı İnsanlara Nasıl Bakılmalı, Günlük Neden Tutulmalıdır?

Doğuyor, büyüyor ve hızla yaşlanıyoruz.

Sonrasında çok kişi  sanki işe yaramaz birşeymiş gibi kenara atılıyoruz.

90 yaşın üzerinde öğretim üyesi bir kadın öğretmenle geçirdiğimiz günleri paylaşarak zorlukları nasıl aşabiliriz diye üzerinde düşünmeliyiz.

Çok uzun zamandır tanıdığım ortak bir çok arkadasımız olan çok değerli kişiye gelip biraz destek, moral olmak istemiştim. Çoktandır gel diyordu.

Dün sabah kahvaltıdan sonra evde çalışan kadına pazar listesi hazırladık ancak ilçeden alınacakları ayırmak istedim inatla vermedi. Ne lazımsa hepsini tek tek sordu. 

Aniden pazara gitmeye karar verdi ve  aküsüz arabayla yola çıktık çıkmasına fakat hayatımda ilk kez birini arabayla götürüyordum çok zorlandım. Zor yollarda arabayı boş olarak itti, bazende oturdu ben ittim.

Pazara gidip balık aldık, yardımcısıyla karşılaştık. Eve gelirken lasaba uğradı böbrek sordu yokmuş. Dana kuyruğu ve kuzu eti aldık  çokbtutunca kartı gönderirim dedi  pazara da nakitle gitmiştik. Bir torbada kahvehaneden köy yumurtası aldık ancak kendimizi zor taşıdık. Köpek, kedi mamaları derken yürütecin sapları doldu. Yardım etmeye çalıştıkça azarlıyor mesela kontrollu de olsa dört yol ağzından yürüyerek geçti. İlla çizgiden git diyor oysa yollar hem patika hem çok bozuk. Tekerlek taşlara takılıyor, emniyetli oturmuyor, tutunmuyor çok korktum. Gelirken bir yere oturup çay içtik orada bu soğukta dışarıda oturdu. 

Eve gelince kredi kartını aradı bulamadı birde saat 4teki ilacını. Saatlerce aradı. Kütüphaneyi düzeltiyorlardı boynundan çıkartmış yok. Gece de yorgunlyktan uyuyamadı aklına sarımsak tasarımı fikri gelmiş. Uyumadığı gibi uyutmadı . Zaten beni de uyku tutmadı. Çok üzgün bir halde iyilik etmek isterken odasına gittim ki divanın yanına kıvrılıp uyumuş, düşebilirdi. Uyandırıp montunu çıkart dedim, tamam dedi ancak bu seferde üzeri açık yatmış gece öksürüyordu.

Bu sabah ona kahvaltıda ıspanaklı gözleme yaptım çok beğendi.
Çzellikle 90 yaşından gün almış kişilerin en çok morale, iyi yemek yemeye, emniyetli bir şekilde uyumaya ihtiyaçları varken en ufak bir durum onları sinirlendirebiliyor, kalp kırıcı olabiliyorlar çünkü hiç bir şekilde onca dağınıklığın içinde hiç birşeye el sürülsün istemiyorlar.

Yaşlı insanlar yeni bir giysi, eşya almıyorlar.
Birçoğunun evleri hem kalabalık hem de temizliğe gelenlerin bir çoğu yeterince hijyen değil çünkü yapılan temizliği gözleri görmüyor, çok şeyi de düzeltmek isteseler izin verilmiyor.

Eiyalarının çoğu döküntü ve eski kitaplar da dahil çünkü ev gözle görünmeyen akarlarla dolu olduğundan genellikle hastalar. Kendilerinden başka hiç bir şeye güvenmiyorlar. Fazlalıkları atmıyorlar, kendileri de güçleri yetmediği için yapamıyorlar. Banyoda düşme korkuarı var suya girmiyorlar. Kir, pas içinde yine de sağlıklılar. 

Özellikle tansiyon aleti zihinlerinde travma yaşatabiliyor mesela uykudan kalkınca, yemekten önce yada sonra tansiyonlarını ölçerek yüksekse moralleri bozuluyor çünkü o rakamları gördüklerinde nabız hızlı atıyor, düşük tansiyonda birşeyler yemek istiyorlar. Yediklerinde de bahaneyi yediklerine buluyorlar.
Doğal hayat akışına kendlerini bırakamıyorlar, kaygı, korku, tuhaf bir halleri var. Oysa tansiyon aletsiz yaşamak çok daha iyi. Uyku kaçıran ne varsa yapmamalılar. Bu yüzden uyuyamıyorlar.

Düzenli uykuysa güne sağlıklı başlamanın en önemli kuralı.
Az ancak kaliteli yemek enerji veren en önemli ilaç fakat tüö yaşlı insanlar gereksizn, gerekmesin çok fazla ilacı aynı anda yada gün içinde kullanıyorlar ayrıca işin ilginç yanı öyle çok ilaç var ki, hangisini aldı yada almadı saatlerce uğraşıyorlar.

Yazılıyor.