Bu Host'a Otobüsün Anahtarı Bile teslim Edilir
Ulaşım, havada, denizde karada her yerde hepimizin ihtiyaç duyduğu araçlardır fakat can emniyetimiz onu kullananla alakalıdır.
Firma sahipleri tıpkı gıda işletmelerinde olduğu gibi müşteriyle yüz yüze bağlantılı olan kişilerle zıtlaşmaması gerekir çünkü gece, gündüz insani olmayan şartlarda sıcak demeden soğuk demeden müşteriye hissettirmeden uykusuz ve yorgun olarak önemli yükü en aşağıdan yukarıya kadar çekerler.
Şoförler, uyutucu gıdalarla yola çıkmamalıdırlar özellikle moralleri çok iyi, refleksleri çok açık olmalıdır. Şoförün en büyük yardımcısı da muavin yani host yada hosteslerdir. Temizlik, ikramlar, midesi bulananlara özel hizmet hele kusmuk temizlemek tam bir mide bulandırıcı temizliktir.
Firmaları överken her şey yolunda, müşteri çok memnun diye bir şey yok elbette. bazen aynı firmanın otobüsü gelişi güzel hizmet veriyorsa can sıkıcı durumlar yaşanabiliyor. Oturduğunuz koltuk özellikle şoförün arkası değil kapı girişi koridor tutunma yeri yer sıkıntısından kısa tutulduğunda binen tutunmak için dizinize yapıştığından ve önünüzdeki boşluktan dolayı koltuk sizi hareket halindeyken attığından rahat bir seyahat olmuyor. Firma seyahatinizi kazasız belasız tamamlamış olsa bile beden enkaza dönüyor.
Mesela kemerleri takın diye uyarı geliyor elinizi ayıyorsunuz kemer yok. Oturduğunuz koltuğun ikide bir çıktığını, yandaki bozuk kemerin yol boyunca kalçanıza batarak morarttığını, artık numaraların saçmaladığını, hep tatlı kek ikram ederek şeker hastalarının bunu yiyemediğini, tuzlu kraker verdiğinizde tansiyon hastalarının yiyemediğini, form bisküvi gibi minnacık bir ikramı 20-21 saat boyunca hem şeker, hem tansiyon hastalarının yiyemediğini. Sabah erkenden verilen kahve, çay, asitli içecekleri üç-beş çocuğu ile seyahat eden annelerin çocuklarının mecburen tercihlerinin kola olması, sıcak içeceklerde karıştırıcı kaşıkları (plastik olması, sıcakta eriyor) defalarca firmalara söylendiği halde değişiklik görülmedi.
Genel sorunlarımızdan biri de ikramlıkların binlerce ayak basılan yerde hazırlanması. Eskiden kahvehanelerde üstten tutulan ve sallandığında bile dökülmeyen tepsiler vardı. bir kişi de akıl edip kapalı poşetten çıkarılan bardakları yer yerine tepsiye koymayı akıl edemiyor. O yerdeki bardak içine sıcak su konduğunda yada soğuk terleme yaparak yerdeki ayakkabı altındaki tuvalet, tükürük gibi tüm pislikleri içerken avucunuzun içine taşıyor ve elinizi ağzınıza gözünüze değdirdiğinizde mikrop sizi en masum şekliyle buluyor.
Giderken aynı firma ile "Ankara'da duracak mı?" sorusuna "hemen yolcu alıp çıkacak" diye cevap veren orta yaş üzeri host, gelirken sorulan soruya ne olarak cevap veren yüzü nurlu, tatlı dilli Host arasındaki farkı müşterileri dinlerken öğrenebilirler.
Ayrıca Host'u sinirli kişi o otobüste cehennem gibi sıcakta orta kapının orada soğuk su dolabı bile yoktu. 20 saat boyunca su servisi yapılmadı. Sorulduğunda en öndeki dolapta olduğunu söyledi her seferinde. Doğru dürüst ikram bile yapmadı. Yani Firmanın kendi otobüsü olmayınca sizi temsil edenleri inen yolculara telefon açıp sorsanız baya kardalar hani. Onları kimse tanımaz bilmeyenler firmaya suçu yüklerler. firma bu durumu bilmemesi de başka bir dert. herkes kendisini bilir.
Oysa genellikle Ankara otogarı Aşti'ye gelerek son durağı olmayan giden otobüs yolcusunu indirdiği gibi 20-25 dakika kadar yolcusunu alır üst kattan kalkar ancak bu durum bazen yolcu olmadığında değişebiliyor yani durduğu yerden kalkıyor. Yolcuların bu durumdan haberi olmadığı zaman sorulur ve onlar genellikle net cevap verirler. Yolcu alınmadığını otobüsteki yolcu nereden bilsin. İstanbul da böyledir. Edirme, Lüleburgaz, Tekirdağ daha doğrusu Trakya tarafına giden otobüs, yolcu indirecek yada bindirecekse Dudullu, Alibeyköy yada esenler otogarına uğrar.
Siz olsanız hangisiyle çalışırsınız?
Elbette güler yüzlü, bereketli insanlarla.
Gelinen otobüste her biri birbiriyle uyumluydu.
Topçam firmasında çalışan Yasin host, tertemiz, ahlaklı, en ufak olumsuzluk yaşatmayan, işini çok iyi yapan çalışan.
Defalarca ikramda bulunup, sormak yerine müşterinin neye ihtiyacı varsa yerine getiren görevli kişi. öyle temiz ki, servis açmadan önce tam bir hazırlık yapıyor ve tıkır, tıkır devamı geliyor. sorasında derleyip toplarken bile düzenli. Genç olduğu halde otobüste genç kızlara kafasını bile kaldırıp bakmayacak kadar efendi.
Ayrıca bagaj konusunda artık otobüs firmalarının parayla eşya taşıma sorunundan dolayı bir valize bile yer bulamayan, yolcunun eşyası fazla olduğunda burnundan getiren birçok durumun da sırt çantasıyla giderek valizi olmayanın aynı uçaklardaki permi gibi hakları olmalı.
Yasin host bu konuda da çok hızlı ve düzenliydi. Övmemek haksızlık olur.
Bagajlar yüklendikçe araç ağırlaşır ve freni tutmaz çoğu araba için bu bir emniyet sorunudur, kaza yaptırır.
Aylardır gidip geldiğimiz firmalarda kalkış yerinden son durağa kadar yolcu alanlar açılmayan sağ tarafa yük aldıklarını biliyoruz ancak 50-100 km sonra otogardan değil yoldan yolcu alınan son durak yolcularının eşyaları otogar girişlerinde son durak bagajlarına alınmalı. ilk duraktan binerek son durağa yakın yerlerde inecek kişilerin bagajları da boşaldıkça sol tarafa alınmalı.
otobüslerde tahta ızgara üzerine konan valizlerin ileri-geri hareketinden dolayı kulplarının ve kilitlerinin kırıldığı/koptuğunu biliyor musunuz?
Bunun birçok ispatı elimizde mevcuttur.
Bazı tanıdık kişilerinde bulunduğu yerlerde kredi kartı yada bozulan bankamatiklerden dolayı havale yapamadığını otobüse bindiği gibi şoföre teslim edilmesi yolcular için çok büyük kolaylık olur. Elinde nakit parası olup bankadan bileti keserken ödeme yapamayan bir çok kişi de böyle zorluklardan dolayı seyahatten vazgeçtiğini unutmayalım. Zaten bilet devamlı seyahat eden kişilerle bilet kesenler arasında yer ayrılma, bilet kesme işlemi konuşuluyor.
Firmalar böyle host'ların tüm masraflarını karşılayarak ehliyetini almalı, B ise ehliyetini yükselterek refleksleri de iyi ise e ehliyet, SRC' psiko teknik belgeleri alarak aşağıdan yukarı taşımalı.
İşte bu Host'a otobüs bile anahtarıyla emanet edilebilir.
Böyle değerli çalışanlara ulaştırma bakanlığı ve firma tarafından bir maaş yada bir madalya gibi ödül verilmelidir.
Böylelikle Türkiye'nin Ödüllü Host'uyla yolculuk yapmak kim istemez. Bizim gibi toplum yararına çalışan gezginler geldiği arabanın plakasını not alıyor ancak vakit olmadığı için bunu hayata geçiremiyor.
Artık vatandaş ve yolcu olarak ödüllü araç, ödüllü şoför, ödüllü hostlarla yolculuk yapmak istiyoruz.
Ayrıca firmayla Kayseri'ye gidip Malatya'dan gelen depremzede kadın ve Antakya'da depreme yakalanan ve dolaba saklanarak kurtulan korkudan hastalanan kızını döndüğümüzde birçok eksiklerini bulunduğumuz yerlerden temin ettikten sonra götürülmesine aracılık ettikleri için teşekkür ediyoruz.
Deprem zamanında Kayseri'ye geldiklerinde üzerinde oturacakları bez bile yoktu. Aratıldığında Talas Kızılay başkanı yün halı hediye etmiş, bizlerde tencere, demlik, kahve makinesi gibi ihtiyaçlarını karşılayarak moral olmak için ipler alıp örgü örmelerini sağlamıştık fakat aradan geçen zaman içinde zeytinyağımızı, tarhanamızı alıp evlerine gittiğimizde çorba koyacak kaseleri yeterli gelmeyince evdeki eşya fazlalığından utanıyor insan.
Evdeki takım porselenlerin yarısını, tencere, tava her neyse paylaşmak için hemen hazırlık yaptık ancak geçen yılki gibi Antakya gibi deprem bölgelerine yaptığımız tarhanalar ancak hazırlandı.
Tarhanaları bahçesi olan ve bakliyatı uygun olan yörelerde yaptığımızdan yerin önemi yok mutlaka göndermek için bir yol açılıyor niyet iyi olursa.
Bu vesile ile Türk kültüründeki yardımlaşma adeta tam bir zincir halkası gibi birbirine ekleniyor.
12 tabağımız varsa 6'sını veriyoruz, 3 takım nevresim varsa birini, yazlık kışlık olarak kullanılan tüllerden kağıtla örtülen camlara, aç kalmasınlar diye aylarca uğraşarak kilolarca tarhana, tohum gibi birçok şey gönderiyoruz.
Bir benden çıkıyorsa, paketleri seyahat ediyormuşcasına yolculuk yaptırarak hayırseverlerin yörelerinden ihtiyacı olana ulaştırana kadar kim ki bu hayırlı yolculuğa vesile oluyorsa onlar bu ülkeye değer katan, iki kitapla bile çocukları sevindiren harika insanlar.
İşte ne kadar kızsak, küssek de bazı firmalar kişilerin vicdanlarıyla bağlantılı olarak ellerinden geleni yapıyorlar.
Allah kaza bela vermesin, ayağınıza taç takılmasın.
Bir gün hepimizin yardıma ihtiyacı olduğunu düşünerek varken iyilik yapmalıyız.
İş işten geçmeden.
Bu bir hostu yetiştirmek olabilir yada bir eşyayı paylaşmak olabilir. hiç fark etmez.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap