Image

7. Yılında 15 Temmuz Tüm Türkiye'de Anılacaktır

Toprak öyle önem arz eden bir şey ki, terimden öte vatan demektir.
Eğer kıymetli bir coğrafyadaysa Türkiye gibi göz koyan çok olur fakat en acısı kendi vatanına ihanet eden, pişmanlığın hiç bir şeye yaramadığını sonradan anlayan üç kuruş para yada bir mevki edinmek için kötülüğe aracılık edenlerdir.
Evet herkes kandırılabilir, bir yanlışa düşebilir pişman olup önce Allahtan sonra insanlardan dahası kanunlardan af dileyebilir ancak koskoca yalana inanmayı sürdürmez çünkü her doğrunun içinde bir nebzede olsun yanlışlık olabileceği gibi her yanlışın birazı olsun zıt olarak doğrudan yana olmasını düşünmek gerekir.
15 Temmuz kalkışması Türkiye'yi karıştırmaktı fakat birçok vatansever bu uğurda canlarını hiçe sayarak hainliğin önüne geçerek şehir olmuşlardır.
Canları cennette olsun.
Birçok kişi de yaralanarak gazilik mertebesine ulaştılar.
15 temmuz destanını günlük anı gibi yerinde yaşamış kişi olarak paylaşacağım.
Çocukluğumuzdan hatırladığımız 12 Eylül öncesi ve sonrası kardeşi, kardeşe kırdırdıkları şiddet dolu günlerden onlarca yıl sonra içten içe yapılanan hain tayfa Türk milletinin dini ve yardımseverlikten dolayı iyi niyetinden faydalanarak birçok kişinin gözünü para, makamla boyayarak gözü aç olanları kolaylıkla ikna ettiler fakat sonradan anlaşıldı ki yaşam felsefesi doğruluk ve itibar olan vatanseverleri de ya karaladılar veya dışladılar bu yüzden cemaatçilik sevilmeyen ve istenmeyen topluluktur çünkü hiç kimsenin akıla ihtiyacı yoktur, eğitim, öğretim yeter.
O karanlık Cuma günü Ankara Sanayi odası girişimcilik eğitiminin son gününde Altındağ tarafından Çankaya Atakule'deki evimize geldim.
Saat 17.00 sıraları sosyal ağa baktığımda Amerika'dan bana ekli Antakyalı Sara, 'Türkiye'de darbe oluyor' yazmış. Şaşırdım ve özelden kendisine yazdım. Kendisi kanser hastası genç bir kadındı ve bir küçük sevimli zenci kızı vardı. Zaman zaman hastalığından ve çocuğu için hayıflanırdı fakat düşmanca yazdığı yazılarından dolayı kendisini uyardım ve arkadaşlıktan çıkardım.
Saat 18.00 sıraları bir tuhaflık hissettim ancak darbe akşam saati olmaz, olamaz dedim fakat yine de çocukları aradım.
Bir çocuğum yakındaki ofisteydi hemen geldi, diğer çocuklar da alt sokakta bir balıkçıda balık yiyorlarmış fakat hemen gelmelerini söyledim.
Balığı bırakıp geldiler ancak sokağımızın ucundaki caddede bankamatikte kuyruk oluşmuştu işte o zaman birşeyler olacağını anladım.
Çocuklarda para çekmek istediler fakat izin vermedim çünkü ortalık karıştığında evin, ocağın, paranın ve arabanın işe yaramadığını biliyordum.
Böyle durumlarda bankadan para çekmek işi daha zorlaştırabilir, ülkemizi daha zor duruma düşürebilir diye karşı çıktım.
akşam karanlığıyla birlikte havada alçaktan uçan bir uçak yeterince korku salmıştı zaten.