Image

Zamlar Aldırmayan Alevi Gündeminde Aşure ve Kurban Hayırları Tam Gaz

Gündemin en sevindirici haberi dün okçulukta altın madalyaydı.
Canlı izlerken gururlandık.
Fakat durdurulamaz bir düşündüren gerçeği görmemezlikten gelemeyiz.
Alevi toplulukları ister Antakya olsun, ister Dersim(Tunceli) veya İç Anadolu'yu kapsayan Amasya, Sivas, Yozgat, Tokat gibi birçok il' de evlerde veya ziyaretlerde Aşureyle başlandı, kurbanlarla devam ediliyor.
Bu hafta Tunceli Nazmiye İlçesine bağlı DüzgünBaba ziyaretinde-Dergahındaydık.
Başından sonuna kadar hayrı yapan, onu hazırlayan, dağıtan, kap kaşık yıkayan herkes doyuyor, doyuruluyor.
Bu nasıl bir devran ki, yoksul kişiler bile parayı bulup buluşturup mutlaka kurbanını veya aşuresini yapıyor ve dağıtıyor.
Bazıları evlerinde niyaz denilen geleneksel tereyağlı ekmek, meyve, bisküvi, şeker, kuruyemiş ne varsa hayrına dağıtıp iyilik yapmanın güzelliğini içlerinde hissediyorlar.
Böyle kalabalıklarda düzen ve disiplin biraz zor olsa da hayır sonunda herkesin karnı doyuyor.
Düzgün baba gibi yerlere gitmek hiç kolay değil özellikle araba şart.
Tunceli merkezden kilometrelerce sonra sağa düzgün baba sapağından dönüldüğünde 22 km boyunca meşe ağaçları arasından virajlı yollardan kıvrıla, kıvrıla gidiyorsunuz.
İlk sizi bir mum yakma yeri karşılıyor orasının hikayesi de ilginç.
Yine bir kişi Düzgün babaya gelmek istiyor ve o noktayı Düzgün babanın yeri sanıyor. orada hayrını yaptığı için unutulmamış kişi.
Efsane bile olsa böyle şeylere inanılıyor oysa düzgün baba gittiğimiz yerde bile değil ulaşılması mümkün olmayan dağın tepesinde.
Kalplerde dilekler ve dualarla.
İnsan neden bu kadar zor bir yolculuğa çıkmak ister ki evinde rahatlık varken, iyilik yapmak istediğinden çünkü o hayrın kısmeti için birileri bekliyor.
Düzgün babaya yaklaşıldığında yol ikiye ayrılıyor fakat nevigasyon bir buçuk km ötedeki farklı bir yerine yönlendiriyor ancak o yol ayrımı kaçırmamak gerekiyor.
Sonrasında kültürel koşuşturmaca başlıyor.
Belki hiç kimse inanmayabilir fakat Alevi ocağında hiç kimse dışarıda ve aç kalmaz sadece tek bir şey eksik o da sessizlik.
Hangi ibadethane olursa olsun o yerlerde sessiz olmak ve dünya kelâmı konuşmamak gerek. Kalabalık önemli değil fakat çıkan gürültü gerçekten insanın odaklanmasını engelliyor.
Haydin eller kalbe Allah, Allah...