Kayseri’den Örnek Kuş Yuvaları ve Hayvan Hakları
Kuşlar,
barınmaya, doymaya ve temiz suya ihtiyaç duyarlar.
Dışkılarıysa doğal bir gübredir.
Zaman zaman eğitilip bazı cinleri mektup yani haber bile taşıyorlardı.
Oldukça fazla çeşitleri var.
Sokak kuşları yani kargalar, saksağanlar, güvercinler ve serçeler en çok
görülenler ancak bir de çatıda kuş besleme hastalığı vardır. Belli yaşlarda
böyle hevesler sonrasında profesyonel mesleğe dönüşebiliyor yani hayvan sevgisi
veterinerlik gibi okullar da okutabiliyor.
Kuşları en çok kovalayan hayvanlar kedilerdir. Öyle pusu kurar, öyle hızlı
davranırlar ki, bazen kuşu havada yakalarlar. Doğanın kanunu bu.
Bazı vicdansız insanlarda sapan kullanarak kuşlara taş atar. Keşke gözlemlemiş
olsalardı. Yavrular sadece annelerinin ağzından yemek yer, yoksa yaşını
kaybedebilir.
Kuşlar ayrıca yedikleri bazı çekirdekleri dışkı yoluyla fermente ederek
bitkilerin çimlenmesini sağlarlar. Kuşların kış aylarında akasya üzerinde
çiçeklenip sonradan taneye dönüşen bitkilerle beslendiğini gördükçe aç
kalmamaları için ağaçları korumalıyız.
Hani bir söz vardır “Yeşil bir dalın varsa şakıyan kuşun olur” diye.
Betonlaşmış yerlerde hiçbir şekilde kuş sesi duyulmaz. Kuşlar ağaçları sever,
şakıyarak öter, bir aşağı bir yukarı uçar hiç durmazlar.
Bazen kuşların ortadan kaybolduğunu bazense balkonda bir şey gördüklerinde
üşüştüklerini görebiliriz. Sebebi şudur. Kuşlar ilk ekimde ve harman zamanı
çoğunlukla tarlalardan beslenirler.
Etrafta yiyecek bir şey bulamadıklarında özellikle kar her yeri kapatınca aç
kalırlar. Hatta evin içinde yiyecek bir şey varsa camı görmezler içeriye doğru
uçmaya çalışır ve cama vurarak yaralanabilirler bu yüzden cam önlerine
kavanozla veya tabakla yiyecek koymamalıyız.
Yiyecek haricinde kuşların temiz suya ihtiyaç duyduklarından evlerimizin cam
veya kapı önlerine bir kap içerisine su koymalıyız. Büyükşehirlerde hayvanlar
temiz su bulmakta zorlanabiliyorlar mesela akan çay veya çeşmelerde deterjanla
yıkama yapıldığında özellikle kuşları zehirliyor veya hasta ediyor.
çay kenarlarında bahar ve sonbaharda halı, kilim, yatak, döşek ne varsa
deterjanla yıkayanlara ceza kesilmesi gerekiyor veya belediyelerin böyle akan
suların giderlerini başka bir gidere vermesi gerekiyor.
Suyu çok seven kanatlılardan ördek, kaz gibi hayvanlarda sudan çıkmadıkları
için zehirlerden etkileniyorlar ve onları besin olarak tükettiğimizde bizlerde
azar, azar zehirlenebiliyoruz.
Gelip geçerken sadece görselliğinden hoşlandığımız ancak onlar için hiç bir şey
yapmadığımız kuşlar, hayatın ayrılmaz bir parçasıdır.
Kuşları korumak için çocuklara sapanı öğretmeyelim.
Yani biri yoksa bir diğeriyle baş edemeyiz.
Mesela İspanyada hayvanlara kötü davranmanın cezası var. Fare öldürene iki yıla
yakın, fareyi yaralayana bir yıl hapis cezası var. Fare olmazsa yılanlar
çoğalabilir, Yılan olmazsa falanca filanca derken birbirini dengede tutan bütün
hayvanların doğada boşuna olmadığını, hatta doğanın ortakçılarından olduğunu
unutmamalıyız.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap