14 Şubat Sevgililer Günümüz Kutlu Olsun
Birçok özel kutlama günü, ticaret başta olmak üzere birçok şeyi hareketlendirmek için kutlamalardır.
Kutlamalar yeni yıl girerken yılbaşı ile başlar, Şubat ayında 14 Şubat Sevgililer günü, 8 Mart kadınlar günü, hemen arkasından Mayıs ayının ikinci haftası Anneler günü, ardından sonradan eklenen babalar günü, ülkelerin kuruluşu gibi Milli bayram kutlamaları, 15 Temmuz gibi sonradan eklenen anma günü, Atamızın kaybedilişi gibi saat dokuzu beş geçe yas günü şimdi de yeni bir yas günü 6 Şubattaki büyük depremdeki 4.17 günü ve saati gibi kutlamaların yanında asker uğurlama, karşılama, bunun yanı sıra kişilerin doğum günleri kutlamaları insanların gülüp ağladığı günler.
İşte öyle bir günlerden biri olan 14 Şubat sevgililer gününde abartıcı kutlamalar, kutlanmayınca küsüp konuşmayanlar, sevgilisi olmayan kişilerin içsel hüzünleri, sevgiliyle yaşamak istenen hayaller, kavuşmalar, savuşturulmalar derken oldukça fazla hareket, telefonlaşma, hediyeleşme büyük bir pazar.
Böyle günlerde olan sevinir olmayan ağlar, hüzünlenir.
Gerek var mı, evet var çünkü insan her ne olursa olsun bir zamanlar sevmiş olduğu kişiyle ayrılmış olsa bile bir telefonla, bir yemek ikramı ile güzel günleri anar, anmak ister.
İnsanlar güzel insanları, yaşanan güzel anları anmak, kutlamak ve tekrar etmek istediği için bir adım atmış olduğunda karşısındaki kişiye açık kapı bırakmışsa aranan telefon cvp verir, açılmıyorsa bir vefasız olarak ahde vefayı göstermediği için tek başına kalmıştır çünkü bir zamanlar karşısındakine acımayıp evinden, kalbinden atarak kendisinin de tek bıraktığı gibi.
Herkes sevgi verdiyse misliyle alır, sevgisini harcamışsa bedelini yaşarken karşılaştıklarıyla misliyle öder.
Özellikle kadınlar çiçek gibidirler, ekildiğinde bakımla filiz atar.
Kıymetleri bilinmiyor olabilirler ancak iyi bir kadına rastlamak büyük şanstır.
İyi bir kadın, ister sevgili, ister anne, ister eş, ister kardeş yada ister arkadaş/dost olsun çok büyük şanstır.
İnsan için kadın bir nevi doktor, aşçıdır evin içinde.
Sevgi yumağıdır, doğurur, yok olsa bile doyurur.
Nankör insanlardan çekip gider bir daha dönmemek üzere, haklarını hiç bir şey ödeyemez.
Sevgiyi sunan kadındır ancak erkek çile çektiriyor, yoruyor, kavga çıkarıyorsa verdiği sevgiyi çekerek karşısındakini sevgisiz bırakır.
Böyle bir durumda sevgililer gününde yoluna gül serilse de dönüp bakmaz çünkü bazı kadınların gücüne hiç kimse yetişemez.
Zamanında kıymet bilmek lazım. özür de işe yaramaz.
Ne mutlu sevgiyi bulana ve yaşayana gerisi boştur.
Kutlamalar yeni yıl girerken yılbaşı ile başlar, Şubat ayında 14 Şubat Sevgililer günü, 8 Mart kadınlar günü, hemen arkasından Mayıs ayının ikinci haftası Anneler günü, ardından sonradan eklenen babalar günü, ülkelerin kuruluşu gibi Milli bayram kutlamaları, 15 Temmuz gibi sonradan eklenen anma günü, Atamızın kaybedilişi gibi saat dokuzu beş geçe yas günü şimdi de yeni bir yas günü 6 Şubattaki büyük depremdeki 4.17 günü ve saati gibi kutlamaların yanında asker uğurlama, karşılama, bunun yanı sıra kişilerin doğum günleri kutlamaları insanların gülüp ağladığı günler.
İşte öyle bir günlerden biri olan 14 Şubat sevgililer gününde abartıcı kutlamalar, kutlanmayınca küsüp konuşmayanlar, sevgilisi olmayan kişilerin içsel hüzünleri, sevgiliyle yaşamak istenen hayaller, kavuşmalar, savuşturulmalar derken oldukça fazla hareket, telefonlaşma, hediyeleşme büyük bir pazar.
Böyle günlerde olan sevinir olmayan ağlar, hüzünlenir.
Gerek var mı, evet var çünkü insan her ne olursa olsun bir zamanlar sevmiş olduğu kişiyle ayrılmış olsa bile bir telefonla, bir yemek ikramı ile güzel günleri anar, anmak ister.
İnsanlar güzel insanları, yaşanan güzel anları anmak, kutlamak ve tekrar etmek istediği için bir adım atmış olduğunda karşısındaki kişiye açık kapı bırakmışsa aranan telefon cvp verir, açılmıyorsa bir vefasız olarak ahde vefayı göstermediği için tek başına kalmıştır çünkü bir zamanlar karşısındakine acımayıp evinden, kalbinden atarak kendisinin de tek bıraktığı gibi.
Herkes sevgi verdiyse misliyle alır, sevgisini harcamışsa bedelini yaşarken karşılaştıklarıyla misliyle öder.
Özellikle kadınlar çiçek gibidirler, ekildiğinde bakımla filiz atar.
Kıymetleri bilinmiyor olabilirler ancak iyi bir kadına rastlamak büyük şanstır.
İyi bir kadın, ister sevgili, ister anne, ister eş, ister kardeş yada ister arkadaş/dost olsun çok büyük şanstır.
İnsan için kadın bir nevi doktor, aşçıdır evin içinde.
Sevgi yumağıdır, doğurur, yok olsa bile doyurur.
Nankör insanlardan çekip gider bir daha dönmemek üzere, haklarını hiç bir şey ödeyemez.
Sevgiyi sunan kadındır ancak erkek çile çektiriyor, yoruyor, kavga çıkarıyorsa verdiği sevgiyi çekerek karşısındakini sevgisiz bırakır.
Böyle bir durumda sevgililer gününde yoluna gül serilse de dönüp bakmaz çünkü bazı kadınların gücüne hiç kimse yetişemez.
Zamanında kıymet bilmek lazım. özür de işe yaramaz.
Ne mutlu sevgiyi bulana ve yaşayana gerisi boştur.
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap