Image

Türkiye'de Cumhurbaşkanı Adayları Belli Oldu. Seçim Yarışı Resmen Başladı

Siyaset gerçekten bir yarış.
Göreve gelen politikacılar önce sevinir sonra ağır yükün altına girildiğinde o ilk heyecan sorumluluk ağırlaştıkça kaybolur, gider.
Hiç bir şey uzaktan göründüğü gibi değildir ancak işin içine düşen anlar.
Ne yapılırsa yapılsın bir kesim istiyor olabilir, diğerleri istemeyebilir yani herkesin farklı bir fikri olduğundan orta yol bulunamaz.
Makama gelen koltuğunu bırakmak istemez çünkü lider olmak ve kalmak herkesin hayalidir.
Giderken her biri aynı durumu yaşar, ya küserler veya fikir ayrılığına düşerler. Üstelik en  üzücüsü de davadan ayrılanlar karşılarına yeni bir oluşumla çıkarlar fakat hiçbir şey ilkler gibi olmaz, olamaz.
Siyaset sözcüğü devlet düzenini temsil eder.
Siyasi partiler amaçlarına göre tüzüklerini yazar ve kurulurlar.
siyasetçiler halkın oylarıyla seçilmiş, kanun, kural onaylarken bazen daha yukarı veya alaşağı edilebilirler.
Vatandaş ne ister?
Aslında herşey çok kolay fakat zorlaştıran nedenler var.
Biraz ilgi ve sevgi herşeyi çözer.
Seçmen, seçimde, oy vererek  seçilen kişiden sözünde durmasını bekler fakat son zamanlarda siyaset istenilen gibi değil mesela partilerin gösterdiği aday yerine herkes kişiye oy vermeli.
Yeterli çoğunluğu sağlayan kişi halkla çalışmalı.
İş ehline verilmeli ve başarısız olanlar el çektirilmeli çünkü koskoca partiler kişi hatalarıyla özleştirilemezler.
Siyaset hata kaldırmaz.
Başarılı bir siyaset için kapılar açık olmalı.
Kimlerle yola gidilecekle değil yararlı projeler yarışmalı.
Seçilmiş iktidar veya muhalefet parti hangisi olursa olsun toplanıp ekonomi, tarım ve kültürle ilgili çalışmalarda bir araya gelinmeli.
Zaman zaman bazı konularda durmadan şikayet eden partilere görev verilerek işin içinden nasıl çıkacakları gözlenmeli mesela bugün Türkiye’nin yaşadığı deprem felaketinde enkaz kaldırılması gibi.
Birçok belediye bu konuda sınıfta kaldı.
Mahalle muhtarları ve belediye kendi şehrindeki bina, kişi sayısını çok daha iyi bildiğinden daha faydalı olabilirlerdi fakat yardım etmesi gerekenler de, yardım bekledi. Beklemeyi boş verelim çoğu ortalarda bile görünmedi.
Birbiriyle anlaşamayan, çok sık medyaya çıkan kişilerden habercilerden bile herkes sıkıldı çünkü haberdeki etki kayboldu. Gazeteler haberler bile birbirinin aynısı.
Tartışmalardan reyting yaparak para kazanma çoğaldı.
Dil argolaştı.
Konuşanların çoğunun sözleriyle beden dili eşleşmediği için artık hiç birşeye ve hiç kimseye güven kalmadı.
Birçok kitaplar gibi herşey karışık, söylenenlerin hangisi doğru ayırt etmek zor.
Yalanla, doğru yer değiştirdi artık.
Yakında kalabalığın içinde kendimizi aramaya başlarsak hiç şaşırmayalım.

Yazar; Gezgin, Kültür Araştırmacısı ve Habercisi, Deniz Kakanaş

Haberciden, İyilik, Güzellik ve Doğruluk haberciliği