Kızarmış Çevirme Tavuklarda Paket ve Lokantadaki Fiyat Uçurumu
Kızartmış tavuklar çevirme yapılırken gelip geçenin ağzını sulandıran pratik yiyeceklerdendir.
Anlık olarak habersiz bir misafir geldiğinde hemen ocağa bir tencere koyarak içine pirinç, bulgur yada makarna saldığımızda pişmesi 10-20 dakika içinde hazırlanır. O arada birini bulup tavuk çevirmeciye gönderdiğinizde salata, cacık yada turşu ne varsa hazırlayıp güzel bir örtü, düz beyaz bir tabakla şık masa/sofra kurarak gelen sıcacık cız-bız tavuğu da pilav üzerine parçaladığınızda bir saatin içinde adeta davet yemeği sunarsınız. özellikle masada bir de bir iki mevsimsel kır çiçekleri varsa.
Burada tavuğun fiyatı kaç paraymış bakmazsınız çünkü vakit yok belki gelen misafir gelip kısa zamanda gidecek biriyse doyurmadan göndermek Türk kültüründe yakışık almaz.
Veya çok eski bir arkadaşınız yada iş arkadaşınızla öğlen arası hemen bir paket yaptırarak pikniğe uygun bir parkla bir tavuğu ikiye böldürerek yanında pilavla da satın alabilir, yanında ayranla sıcak bir günde püfür püfür esen bir ağaç altında oksijen havası alarak serince yemek istersiniz.
Evdeyseniz herşey kolaydır. İşletmedeyseniz de en azından öncesinde ve sonrasında el nerede yıkanıyor bilen bilir fakat şehirde yabancıysanız vay halinize.
İşletmelerin bir çoğu aynen nasıl karşılıyor olduğu gibi yazmalıyız ki davranışlarını gıdayla ilgili kurumlar bilsinler.
O şehirde evi olamayan kişiler şehri gezerken zaten el yıkamak, lavaboya girmek gibi büyük sıkıntı çekerler. Dışardalarsa su, kahve yada gibi sıvıları çok fazla içemezler çünkü kafenin lavabosu olsa bile içilen bir kahve birkaç kez idrar getiri bu da devamlı yürüyen ayakların tabanları yollar süs diye Arnavut kaldırımıysa yada çukur veya bozuksa şişer ve bacaklar bozuk yürününce sırtta çanta, elde şehirdeki alışveriş varsa gezmek çileye dönüşebilir.
Bu arada insan acıkır ve ekmek yemeyen kişiler kuvvet versin diye daha çok sadece proteine dayalı beslenmeye yönelir ayrıca lokantada olsa bile yanında verilen salatadaki malzemelerden dolayı en ufak bir durumda mide bozulması yaşandığında durum daha da içinden çıkılmaz olabilir hatta yolculuk kabusa dönmesin diye acilen bebek bezi bile gerekebilir.
Gülenler olabilir fakat aynı şey İstanbul'dan Bodrum'a giderken Uşak şehrinde oturup bir şubesi Bodrumda baş harflerinde kır olan marka bir işletmenin şubesinde yaşanmıştır. Ailece çoluk çocuk dört kişi kebap, salata ve mezesiyle yemek yenmiş işletmeden çıkıldığı gibi isal başlangıcı başlamıştır. Ne yapacağını bilemeyen aile eczane aramış ancak hafta sonu olduğundan nöbetçi eczaneyle isal ilacını bulmuş kusmayla birlikte yolculuğa devam edememiş Manisa öğretmenevinde mola vererek bir gece dinlendikten sonra yola devam edilebilmiştir. Halsiz, susuz, ateşli ve yorgun halde üst baş, mide, araç batmış devamlı lavabolarda el, yüz yıkayarak yol gidilebilmiş ve Bodrum'daki şubeye bu durum şikayet edilerek kapattırılmıştır.
Devamlı müşterisi olunan Bodrum şubesinde hemen patates haşlanarak pehriz başlamış ve birkaç gün yemeksiz geçmiştir.
İşte yoldan geçerek yerli yada yabancı turist bile olsanız gidilen yörede havası suyu değişik olduğundan en çok balık ve tavuk kızartması yiyerek devam edildiğinden çoğu yörede tavuk çevirmecisinin önünde durduğunuzda dönen tavukların kokusu açlıktan aklınızı başınızdan alabilir fakat bazı uyanık işletmelerin yaptıkları hileler yemeği zehir edebiliyor.
Tanımadığınız bir yerde bir dükkana girip param yok, açım deseniz en fazla "patron burada yok" diye yalan atarak sizi başlarından savabilirler fakat "çevirme tavuk kaç para" dediğinizde diyelim ki 200 dediler ve sizde tamam dediniz. Sonrasında belki önceden pişmiş yada bir gün öncesinden kalmış kızartmış tavukları hemen paketlerler oysa tavuk kızardıktan 10 dakika kadar sonra söner ve sertleşmeye başladığından şişmiş lezzetini kaybeder. Bu tavuk için değil aynı şey şiş kebaplar, balık, et, ciğer, döner gibi herşey için geçerldiir. Dönerek pişen et türü tüm yiyecekler bunlara sokak lezzetlerinden kelle, baş, kokoreç gibi herşeyde aynıdır. Bekleyince lezzet gider.
Eğer tavuğun söndüğünü işletme sahibi gibi biliyorsanız çevirmenin çıkmasını on dakika yada yarım saat kadar bekleyerek istediğinizi paket yaptırır yada oturur yersiniz teşekkür eder gidersiniz fakat ilk tartışma işi bilen kişilerle çıkıyor. Bekleyerek şişten alacağınız tavuk bir bakmışsınız ki eski tavuk bunu da özellikle nasılsa sizi bir daha görmeyecekler yaparak arkadan gülüyorlar.
Bir yas ardından emeği geçenleri marka bir tavukçuya götürmüştük. Tavukla ilgili kişi şiş, kimi ızgara ben de çevirme söylemiştim.
Gelen tavuklardan dönerde tuhaf bir kimyon kokusu vardı(çemende olabilir) Izgara hiç temizlenmemiş adeta simsiyah yanıklar vardı. tadı yanmış gibi kokuyordu.
Hava da gelen çevirme tavukta soğuktu. Sipariş verirken özellikle çıkış saatini sorarak oraya gitmiştik. Gidip dönerek aynı tavuğu getirdiler. Ses çıkaramıyorsunuz çünkü misafirlere ayıp olacak. Yenen yer konak diye insanları mutlu edemiyorlar ve böyle işletmeler paranızı sadece bir kez alırlar oysa tavuk denilen eti pişirmek hem kolaydır hem de lezzet için hiç bir ayrıcalıklı bir terbiyeye ihtiyaç yoktur.
Konumuza dönersek tavuk tam paketlenirken müşteri olarak el yıkama lavabosu sorunca işletme sahibi tavuk 200 dedik eğer oturup yiyeceksen 160 lira daha vereceksin" diye bide üzerimize doğru bakış atarak bunu verecek cüzdanda paralı birine benziyor muyuz diye ayakkabıdan başa kadar şöyle bir süzüyorlar. İşte o göz insanı çok sinirlendiriyor sanki bedava alınıyor. 300'de deseniz zaten alınacak, neyin hesabını yaparak müşteri aşılanıyor.
Biz hangi ara el yıkamadan yemek yedik, yabancı biri tavukla bir de tuvalet mi arasın yada tuvalete tavukla mı girsin çok ayıplanacak bir durum.
Eski İstanbul'da sokakta yapılan binlerce çeşme neden yapılmış, ihtiyaçtan. İnsanın yemek öncesinde elini yıkamak istemesi ve paket de olsa tavuğunu bir köşede yemesinden doğal ne var.
Yiyecek evi olmayanlar sokakta mı yemeli?
Müşteri fotoğrafta görülen tavukla ilgili sorunları yaşamadan önce parasını uzatmıştır zaten ve öğlen üzeri olduğu için belki siftah yapan kendisidir fakat el yıkatmamak ve dükkanda kimse yokken, tabak, ekmek yada su istemiyorken müşteriye "işine gelirse al gelmezse defol" gibi birde üzerine "hangi dilden konuşalım anlamıyor musun" diyerek kovarcasına iş yorgunluğun stresini müşteriye boşaltmak gerçekten yabancı bir şehirde karşılaşılabilecek en kötü şey.
Müşteri tavuğunu alıp bir tuvalet bularak ellerini yıkamış, bir türbe önünde oturarak yemeğini taksicilerin ve yoldan geçenlerin gözü önünde tavuğunu yerken bir kadın durumu fark ederek "ayıp etmişler size" diye selam vermiş giderken bir daha arkasına bakınca kadına müşteri canı çekmiştir diye ikramda bulunduğunda kadının aç olduğunu anladığında bir kez daha bir parça kopararak oturmasını söyleyerek tanışmayan iki kadın sohbeti işsizlik, kadının terkedilmesi, ev işinde çalışarak ücretinin eksik ödenmesi, evde bekleyen genç erkek çocuğunun sınava girerek memur olmak istemesinin bir sürü dua, dilek ve teşekkürden sonra mağdur kadının telefonunu alarak evdeki gence de 200 lira çikolata ve kuruyemiş alması için para vermiş ve işle ilgili konuyu tanıdıklar aracılığıyla duyurmayı vazife bilmiştir.
Kalp kırıklığı iyilikle dolmuş ve başka bir iyilik haberini Deniz Kakanaş gibi kişilere rastlar ve yazılır.
Acaba kötülükler iyilikleri mi doğuruyor düşündüren bir gerçek.
Çevirme tavuğun videosu linktedir. Küçük bir şehre başka bir ilçede cicim dokuma çalışmasından çok yorgun döndükten sonra bir Türbe önündeki otlakta çekilmiştir.
Yazan; İyilik habercisi Deniz Kakanaş
Yorumlar
İLK YORUM YAPAN SEN OLMAYA NE DERSİN?
Yorum Yap